WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/6495 E.  ,  2024/11494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/284 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203/1, 43/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 21.02.2022 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2022/27496 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108553 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108553 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı "Aksaray Mahallesi Çuhacıoğlu Sokak No:14" adresinde 28/09/2017 ve 20/10/2017 tarihlerinde işlediği mühür bozma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2018 tarihli ve 2018/44375 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 tarihli ve 2018/783 esas, 219/602 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 05/06/2020 tarihli ve 2020/254 esas, 2020/2340 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği,
Sanığın "Aksaray Mahallesi Çuhacıoğlu Sokak No:14" adresinde 28/09/2017, 28/10/2017 tarihlerinde ve "Aksaray Mahallesi Namık Kemal Caddesi Papatya Apartmanı 36/5" adresinde 29/11/2018 tarihinde işlediği mühür bozma suçlarından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07/05/2021 tarihli ve 2021/22175 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2022 tarihli ve 2021/284 esas, 2022/31 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla,
1-28/09/2017 tarihli eylem nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesince karar verildiği nazara alınarak mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere, zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece, kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, 28/10/2017 tarihli eylemin İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/783 esas sayılı kararına konu 19/11/2018 tarihli iddianamenin düzenlenmesinden önce işlendiği ve hukuki kesintinin gerçekleşmediği gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/783 esas sayılı kararında belirlenen cezanın mahsup edilmesi suretiyle bir ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3-29/11/2018 tarihli eylem yönünden, atılı suçun ilk iddianamenin düzenlendiği 19/11/2018 tarihinden sonra ve diğer eylemlerden farklı olarak "Aksaray Mahallesi Namık Kemal Caddesi Papatya Apartmanı 36/5" adresinde işlendiği anlaşılmakla; söz konusu eylemin müstakil suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde; “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” denilmektedir.
2. 5237 sayılı Kanun’un "Zincirleme suç" başlıklı 43/1. maddesinde; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, zincirleme suçlarda aynı suçun birden fazla kez işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmekte ve aralarında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir kez ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır.
3. Sanık hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2021 tarihli ve 2018/107742 Soruşturma, 2021/22175 Esas sayılı iddianamesi ile işletmeciliğini yaptığı ve Fatih İlçesi Aksaray Mahallesi Çuhacıoğlu Sokak No: 14 adresinde bulunan pansiyonun ruhsatsız olduğundan bahisle Belediye görevlilerince mühürlenmesine karşın, 28.09.2017, 28.10.2017 ve 29.11.2018 tarihlerinde yapılan kontrollerde mührün bozularak faaliyete devam edildiğinden bahisle açılan kamu davasında, İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/284 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararı ile mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
4. Sanık hakkında, aynı iş yerinde gerçekleşen 28.09.2017 ve 20.10.2017 tarihli mühür bozma eylemleri yönünden, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2018 tarihli ve 2017/156504 Soruşturma, 2018/44375 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası netticesinde, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2018/783 Esas, 2019/602 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca neticeten 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 05.06.2020 tarihli ve 2020/254 Esas, 2020/2340 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin vekalet ücretiyle sınırlı istinaf talebi üzerine incelenerek, bu yönden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştirilmiştir.
5. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre;
a) İhbarnamede yer alan (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden: kanun yararına bozma istemine konu dosya kapsamında, sanığın Fatih İlçesi Aksaray Mahallesi Çuhacıoğlu Sokak No: 14 adresinde bulunan pansiyonda 28.09.2017 tarihinde gerçekleşen mühür bozma eylemi yönünden, daha önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2018 tarihli ve 2017/156504 Soruşturma, 2018/44375 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2018/783 Esas, 2019/602 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı fiil nedeniyle önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, iş bu dosyada mükerrer olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan, zincirleme suç kapsamına dahil edilen bu eylem yönünden de sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi,
b) İhbarnamede yer alan (2) ve (3) numaralı kanun yararına bozma istemleri yönünden: iş bu dosya kapsamında, her ne kadar iddianamede sanığın 28.10.2017 ve 29.11.2018 tarihli mühür bozma eylemlerinin de, Fatih İlçesi Aksaray Mahallesi Çuhacıoğlu Sokak No: 14 adresinde bulunan iş yerinde gerçekleştirildiği belirtilmiş ise de, dosya kapsamına göre belirtilen tarihlerdeki mühür bozma eylemlerinin Fatih İlçesi Aksaray Mahallesi Namık Kemal Caddesi No: 36 adresinde bulunan farklı bir iş yerinde gerçekleştirildiğinin, zincirlemeye konu olduğu belirtilen İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2018/783 Esas, 2019/602 Karar sayılı dosyasında ise bu adreste gerçekleştirilen herhangi bir mühür bozma eylemine ilişkin olarak açılan kamu davasının bulunmadığının anlaşılması karşısında; aynı işyeri ile ilgili her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçu oluşturacağı, farklı iş yerlerine ilişkin eylemlerde ise aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket edildiğinden söz edilemeyeceği için zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı göz önüne önüne alınarak, sanık hakkında 28.10.2017 ve 29.11.2018 tarihli mühür bozma eylemleri yönünden talebe konu dosya kapsamında kendi içerisinde 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, farklı bir adrese ilişkin olup aynı zamanda mükerrer davaya konu olan 28.09.2017 tarihli mühür bozma eylemi de dahil edilerek sanık hakkında her üç eylemine ilişkin olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/284 Esas, 2022/31 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.