11. Ceza Dairesi 2023/5534 E. , 2024/5620 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/1268 Değişik İş
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve 2022/205025 Soruşturma, 2023/3345 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/1268 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.03.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/13164 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103395 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103395 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği,
Dosya kapsamına göre, müşteki ...'nin inşaat işlerinde kullanılan iskelenin imalatı, satışı ve kiralaması işiyle uğraştığı, şüpheliyi daha önce de iskele kiralaması nedeniyle tanıdığı, şüphelinin büyük şantiye firmalarından iş aldığını ve işlerini büyüttüğünü söyleyerek müştekiden toplamda 2.355 m2 iskele malzemesini 12 ay süreyle kullanılmak üzere Ağustos 2021 tarihinde kiralamasına rağmen, kira bedelini ödenmediği gibi kiralama süresi dolduğu halde müştekiye iade etmediği, suça konu iskelenin ise şüpheli tarafından satıldığı iddia edilen olay nedeniyle müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki husumetin hukuki uyuşmazlık olduğundan bahisle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; somut olayda, müştekinin vekili aracılığı ile sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde ve ifadesinde, iskelenin şüpheli tarafından satıldığını beyan etmesi karşısında, kendisine ulaşılamadığı için ifadesi alınamayan şüphelinin temini ile ayrıntılı ifadesine başvurulması, taraflar arasında kira sözleşmesi tanzim edilip edilmediğinin araştırılarak tanzim edilmiş ise incelenmek üzere dosya arasına alınması suretiyle şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; inşaat işlerinde kullanılan iskelelerin imalatı, satışı ve kiralanması işi ile uğraşan şikâyetçi ile şüpheli arasında 2.355 metrekare iskele malzemesinin 12 ay süre ile kiralanması hususunda anlaşma yapılmasına karşın, şüphelinin kararlaştırılan kira bedellerini ödemediği gibi kiralama konusu malzemeleri de iade etmediğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin şikâyet konusu olayla ilgili olarak ifadesine başvurulması, taraflar arasında yazılı şekilde bir kira sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği belirlenerek, düzenlenmiş olması halinde bir suretinin dosyaya eklenmesi, şüpheliden de sorulmak suretiyle suça konu iskele malzemelerinin akıbetinin araştırılması ile şüphelinin sözleşme tarihinde fiilen inşaat işiyle uğraşıp uğraşmadığı da belirlendikten sonra sonucuna göre, somut olayda şüphelinin baştan itibaren hileli hareketlerle şikâyetçiye ait inşaat malzemelerini kiraladığının tespiti halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 ve 158 inci maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık, aksi halde aynı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayini gerekirken, "Adli sürecin sona ermesini gerektiren hukuki nedenler bulunmaktadır. Şüphelinin hukuki durumunu yukarıda belirtilen suç kapsamında değerlendirmek gerekmektedir. İskele kiralama işi olayda süreçli bir iş olup taraflar arasında yazılı ya da sözlü olması yönündeki hukuki bir ayırım olmaksızın bir nevi sözleşme/anlaşma bulunmaktadır. Süreçli işte iskelenin geri verilmeyişi ve kira borcu söz konusudur. Şüphelide sadece iade yükümü olmayıp anlaşmaya göre kira ücreti ödeme yüküde bulunmaktadır. Hukuki uyuşmazlıktan ibaret olaydan dolayı müştekinin anlaşmazlık halinde iddia ettiği hakları ya da zararları için yetkili Hukuk Mahkemeleri'nde dava açmak hakları bulunmaktadır..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/1268 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!