11. Ceza Dairesi 2023/5523 E. , 2024/4010 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/577 E., 2019/320 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/577 Esas, 2019/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin hükmün, istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararı üzerine 24.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/8535 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93889 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93889 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/292 esas, 2013/600 sayılı ilamının hırsızlık suçuna ilişkin olmasına rağmen gerekçeli kararda yaralama olarak belirtilmesinin mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 22/03/2023 tarihli ve 2020/83 esas, 2023/1830 sayılı kararında yer alan"Nüfus Hizmetleri Kanununun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik'in 130uncu maddesinin 2nci fıkrasında yer alan "soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır." hükmüne göre, soğuk mühür izinin nüfus cüzdanında sahteciliğin zorunlu unsurlarından olması karşısında; sanığın,... adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanını düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığı anlaşılmakla, suça konu belgenin mevcut haliyle aldatıcılık niteliğinin olmadığı, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmayacağı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde; sanığın evinde güvenlik güçlerince yapılan arama sırasında ele geçirilen sanık adına düzenlenmiş K-11/728440 seri numaralı kimlik üzerindeki fotoğrafın evvelce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırıldığının uzmanlık raporu ile belirlenmiş olması ve dosya arasında bulunan nüfus cüzdanı aslı üzerinde yapılan gözlemde fotoğraf üzerinde soğuk mühür bulunmadığının anlaşılması karşısında, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli olarak işlenebilen bir suçtur. Resmi belgede sahtecilik suçunda birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise sahte olarak düzenlenen ya da değiştirilen bu resmi belgeyi kullanmaktır.
3. Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 130 uncu maddesi ikinci fıkrasında yer alan, "(2) Nüfus ve uluslararası aile cüzdanlarının onay bölümü mühürlenir. Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır." şeklindeki düzenleme ile nüfus cüzdanlarında usulüne uygun şekilde yapılan soğuk mühür işleminin belgenin zorunlu unsurlarında birisi olduğu hükme bağlanmıştır.
4. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya içeriğine göre; olay tarihinde farklı bir suç nedeniyle sanığın ikametinde yapılan aramada kendisi adına düzenlenmiş, ancak üzerinde farklı bir kişiye ait fotoğraf bulunan nüfus cüzdanının ele geçirildiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; dosya içerisinde aslı bulunan suça konu belge üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığı, bu haliyle nüfus cüzdanının aldatıcılık niteliğinin olmadığının belirlenmesi karşısında, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır.
5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/577 Esas, 2019/320 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!