11. Ceza Dairesi 2023/5519 E. , 2024/7364 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2019/3694 Değişik İş
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2019 tarihli ve 2018/144605 Soruşturma, 2019/28014 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.05.2019 tarihli ve 2019/3694 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.05.2019'da kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2023/11615 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93905 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93905 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Müşteki ...'ın alacağı nedeniyle 04/01/2017 tanzim tarihli, 24/01/2017 vade tarihli 275.000,00 Türk lirası bedelli, alacaklısı ..., borçlusu ..., kefili ... olan emre muharrer senedin düzenlendiği, 24/01/2017 tarihinde ... tarafından 110.000,00 Türk lirası ödeme yapıldığı, taraflar arasında bahse konu kısmi ödemeyi belgelemek amacıyla potokol düzenlenerek belge aslının protokolü imzalayan ...'e teslim edildiği, bilahare bakiye kısmın ödenmemesi nedeniyle şüpheli aleyhinde Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2017/2230 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, şüphelinin taraflar arasında tanzim edilen protokolde imzaların üzerinde bulunan boş alana "yine senet borçlularından ... iş bu senetten kendisine düşen 50.000 TL EFT yapılmıştır. 115.000 TL alacaklıya elden ödenmiştir" şeklinde ekleme yaparak Ankara 3. İcra Mahkemesi nezdinde 2017/107 esas sayılı dosya ile borca itiraz ettiği, şüphelinin bu şekilde bahse konu belgede sonradan ekleme yapmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda, şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kamu davası açmaya yeter delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Müşteki vekilinin 08/03/2017 havale tarihli şikayet dilekçesi ekinde yer alan 24/01/2017 tarihli protokol sözleşmesidir başlıklı yazının dijital resminden elde edilen suretinde iddiaya konu ibarelerin yer almadığı, tanık Tuncay Karadeniz'in 28/03/2018 tarihli dilekçesi ile protokol imzalanıp ... yanlarından ayrıldıktan sonra iddiaya konu bölümün doldurulduğunu beyan etmiş olması, bahse konu protokolün müşteki ve ... tarafından imzalanmış olmasına karşın şüpheli tarafından imzalanmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; şüphelinin eylemi sebebiyle kamu davası açılmasına yeterli şüphenin oluştuğu, söz konusu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüpheli ... ve soruşturma dışı A.A. arasındaki hukuki ilişkinden kaynaklanan borç nedeniyle düzenlenen 275.000,00 TL bedelli bonoya karşılık 110.000,00 TL ödeme yapılması üzerine, taraflar arasında "Protokol Sözleşmesi" başlıklı belgenin düzenlendiğinin, kalan borcun ödememesi nedeniyle şüpheli hakkında icra takibinde bulunulduğunun, buna karşılık aslı A.A.'da kalan belgenin metin kısmına borcun tamamının ödendiğine yönelik eklemeler yapılarak, şüpheli tarafından Ankara 3. İcra Mahkemesinin 2017/107 Esas sayılı dosyasında devam eden borca itiraz davasına delil olarak ibraz edildiğinin iddia olunması üzerine özel belgede sahtecilik suçundan yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli hakkında verilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.02.2018 tarihli ve 2017/42297 Soruşturma, 2018/20972 Karar sayılı kararı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine merci Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.05.2018 tarihli ve 2018/2709 D. İş sayılı kararı ile atılı suçtan kamu davası açılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; kesin nitelikte olan bu karar sonrası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından özel belgede sahtecilik suçundan doğrudan kamu davası açılması yerine, soruşturmaya devam olunarak ikinci kez kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği gözetilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.05.2019 tarihli ve 2019/3694 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!