11. Ceza Dairesi 2023/5514 E. , 2024/7943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/621 E., 2023/42 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık
KARAR : Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karar
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık ... hakkında verilen, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/621 Esas, 2023/42 Karar sayılı son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararın, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun (1512 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca itiraz edilmeksizin 01.03.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2023/7641 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94358 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94358 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; 17/02/2021 tarihinde Sivaslı Noterliğinde yapılan denetimde; Sivaslı noteri olarak çalışan şüphelinin, oğlu olan ...'ı anılan noterlik dairesinde çalışmamasına rağmen sahte evrak düzenlemek suretiyle çalışıyormuş gibi göstermek suretiyle kamu zararına sebebiyet vermiş olduğu iddiası bakımından yapılan araştırmada adı geçen kişinin 01/01/2019 çıkış - 20/01/2019 giriş; 09/02/2019 çıkış - 04/06/2019 giriş; 17/09/2019 çıkış - 16/11/2019 giriş; 24/11/2019 çıkış - 13/01/2020 giriş; 29/01/2020 çıkış - 01/07/2020 giriş şeklinde yurt dışı giriş ve çıkış kaydının olduğu cihetle,
Şüphelinin, oğlunun yurt dışında olduğu 24/11/2019 ve 13/01/2020 tarihleri arasında olan 29/11/2019 tarihinde 1 gün; yine yurt dışında olduğu 29/01/2020 ve 01/07/2020 tarihleri arasında, 19/02/2020 tarihinde 1 gün, 10/03/2020 tarihinde 1 gün ve 23/03/2020 tarihinde 1 gün olmak üzere ...'ın Sivaslı Noterliğinde çalıştığı yönünde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; şüphelinin üzerine atılı suç ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 1512 sayılı Kanun'un "Görevle ilgili suçlar" başlıklı 151 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Noterler, geçici yetkili noter yardımcıları, noter vekilleri ile noter kâtipleri ve kâtip adayları noterlikteki görevleri, Türkiye Noterler Birliği organlarında görev alan noterler ise ayrıca bu görevleri ile bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi sayılırlar."; aynı Kanun'un "Kovuşturma usulü" başlıklı 154 üncü maddesinde "Adalet müfettişleri veya mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenen dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer Ağır Ceza Mahkemesine en yakın bulunan Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan notere tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine noter, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır. Gerekirse soruşturma Başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen noterlerin duruşmaları, suçun işlendiği yer Ağır Ceza mahkemesinde yapılır.", yine aynı Kanun'un "İtiraz hakkı" başlıklı 155 inci maddesinin birinci fıkrasında ise, "154 üncü maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir." denilmektedir.
2. Dairemizin 25.04.2023 tarihli ve 2019/10579 Esas, 2023/3144 Karar, 04.07.2023 tarihli ve 2021/3959 Esas, 2023/5579 Karar, 01.03.2023 tarihli ve 2021/19434 Esas, 2023/1135 Karar sayılı kararları ile benzer nitelikteki pek çok kararında da belirtildiği üzere; "...işyeri sahiplerinin elektronik ortamda veya fiziken işe giriş bildirgesi düzenleyip gerçekte iş yerinde çalışmayan kişileri sigortalı olarak göstermekten ibaret eylemleri yönünden; ilgilinin gerçek kimliği ile işlem yapılmakla birlikte, belgenin içeriğinin doğru olmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunun oluşabileceği düşünülebilirse de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair hüküm bulunmaması ve elektronik ortamda verilen işe giriş bildirgesinde sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturan belge niteliğini haiz bir evrakın bulunmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik veya resmi belgede sahtecilik suçlarının oluşmayacağı; sisteme veri yerleştirme suçu açısından yapılan değerlendirmede, hukuka aykırı olarak girilen sisteme, veri sağlayıcısı tarafından izin verilmeyen şekilde veri girişi yapmak ya da veri taşıma araçları ile yükleme yapmak gerektiği, katılan kurumun verdiği şifreyle sisteme hukuka uygun şekilde girerek, e-bildirge içeriğine doğru olmayan verilerin yerleştirilmesi sonucu kuruma elektronik ortamda gerçek olmayan bir veri iletmekten ibaret eylemin sisteme veri yerleştirme suçunu da oluşturmayacağı; eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesinde ise; resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan bildirimde bulunulmasında kişinin beyanı yeterli olmayıp bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması gerekli ise kişinin beyanına itibar edilemeyeceği, kişinin bu beyanını içeren belge de ispat aracı olarak kullanılamayacağından ve aynı zamanda elektronik ortamdaki veri girişinin muhatabı bilgisayar sistemi olup 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesindeki tanıma uyan bir kamu görevlisi bulunmadığı gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararına göre, bu beyan sonucunda düzenlenen, öz ve biçimsel unsurları tam olan bir resmî belge de bulunmadığından, eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu da oluşturmayacağı..." ve "...sahte işe giriş bildirgesi düzenlenmesi eyleminde, kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman olması, sigorta primlerinin ilgili kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96 ncı maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle kurum zararından da bahsedilemeyeceği, bu sebeple dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." hükme bağlanmıştır.
3. Suç tarihinde Sivaslı Noteri olarak görev yapan sanık hakkında, "...oğlu olan ...'ı, Kasım 2019 ilâ Mart 2020 tarihleri arasında noterlik dairesinde sürekli olarak çalışmamasına rağmen, çalışıyormuş gibi sahte evrak düzenleyip, adı geçeni sigortalı göstererek kamu zararına sebebiyet verdiği..." iddiasına yönelik olarak, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün, 12.10.2022 tarihli veE-68215580-101.04.64-2021/25-NTR/2542 sayılı kovuşturma izni kararı uyarınca düzenlenen Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.10.2022 tarihli ve 2022/15140 Soruşturma, 2022/5003 Esas sayılı iddianamesi ile 1512 sayılı Kanun'un 153 üncü maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesinin talep olunması üzerine, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/621 Esas, 2023/42 Karar sayılı kararında yer alan, "...Sivaslı Noteri olarak görev yapan ...'nın oğlu ...'ı yurt dışında olduğu zamanda noterde çalışıyormuş gibi sigortalı gösterip göstermediğinin ispatının dosyaya bir katkısının olmayacağı, zira yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kamu görevlisi olmayan kişiler hakkında aynı tür suçlardan dolayı "şüphelinin kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, şüphelinin sigorta primlerini müşteki kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun'un 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de müşteki kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle müşteki kurumun zararından da bahsedilemeyeceği" gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mahkemelere açılan davalarda da aynı gerekçe ile suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek beraat kararı verildiği, olayımızda da noterin SGK'nin denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmadığı, kurumun işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunduğu, kurumun zarar tespit etmesi halinde alacaklarını her zaman tahsil etme imkanını olduğu, bu haliyle yasal unsurları oluşmayan suçtan dolayı son soruşturmanın açılmasına karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı..." şeklindeki gerekçeyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, sanığın iddianame konusu eylemlerinde atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen gerekçeyle sanık hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına kararı veren mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!