11. Ceza Dairesi 2023/5144 E. , 2024/7920 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/785 E., 2022/447 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/785 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ile 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 01.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2022/31215 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91424 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91424 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesinde yer alan, "5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin mevcut (4), (5) ve (6) numaralı alt bentlerinden sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki alt bentler eklenmiş ve bent numaraları buna göre teselsül ettirilmiş, üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş, onikinci fıkrasında yer alan “en çok yirmi gün daha” ibaresi “her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında,
Sanığın mahkûmiyetine konu güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun ... olduğu, özel belgede sahtacilik suçunun ise kamuya karşı işlediği somut olayda, anılan düzenleme uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen mağduru farklı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesi uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre; sanığın, ...'a ait sürücü belgesini kullanarak araç kiralama sözleşmesini imzaladığının ve aracı süresinde teslim etmeyerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olan sürücü belgesinin kullanılması nedeniyle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve bu suçla bağlantılı özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulmasının Kanun'a aykırı olduğu anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu hükümler hakkında öncelikle belirlenen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!