11. Ceza Dairesi 2023/5136 E. , 2024/7353 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/412 E., 2022/256 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Düşme
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2021/412 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, uzlaşmanın gerçekleştiği gerekçesiyle kurulan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 21.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2022/23305 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90835 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90835 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/4. maddesinde, "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.", 253/13 maddesinde, "Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır." yer alan düzenlemeler ile,
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 29/1. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır" şeklindeki, 31/1. maddesinde yer alan, "uzlaşma müzakerelerine şüpheli, sanık, katılan, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi, müdafi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır" şeklindeki düzenlemeler karşısında, uzlaştırma teklifinin ve uzlaştırma müzakerelerinin ayrı safhalar olarak mevzuatta yer aldığı,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13/06/2022 tarihli ve 2021/39605 esas, 2022/12385 karar sayılı ilâmında yer alan, "...05.08.2017 tarihli Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/1. maddesinde "şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır." şeklinde yer alan düzenleme karşısında; somut olayda, başka bir suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanık için vasi atama kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunması halinde vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan sanık ile yapılması sonucu düzenlenen uzlaşma raporu esas alınarak yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması..hükmün BOZULMASINA..." şeklindeki,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27/10/2021 tarihli ve 2019/3155 esas, 2021/25525 karar sayılı ilâmında yer alan, "... tebliğ tarihinde başka suçta hükümlü olarak cezaevinde bulunan sanığa, uzlaşma teklifine ilişkin tebliğin cezaevine çıkarılmaması karşısında, uzlaşma teklifinin sanık ve mağdura yasaya uygun şekilde ve yöntemince yapılmadığı gözetilmeden..hükmün BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, hükümlü veya tutuklular bakımından uzlaştırma teklifinin bizzat kendilerine yapılması gerektiği, uzlaştırma müzakerelerinin ise bulunması durumunda vasileri aracılığı ile yürütüleceği,
Somut olayda, sanık ...'un başka bir suçtan Afyonkarahisar 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sırada uzlaştırmacı tarafından sanığın vasisi İsmail Abut ve müştekiye uzlaşma teklifinin yapıldığı ve uzlaştırma teklif formlarının adı geçen taraflarca kabul edilerek imzalandığı, buna karşın uzlaştırmacının raporunda müştekinin 1000 Euro talep ettiği, hükümlü vasisinin ise anılan parayı ödeyemeyeceklerini beyan etmesi üzerine tarafların uzlaşamadıklarını belirtmiş olduğu nazara alındığında, uzlaştırma teklifinin cezaevinde bulunan sanığa bizzat yapılması gerektiği, üstelik uzlaşamama raporu ile uzlaştırma teklif formları arasında da çelişki bulunduğu gözetilmeden, tarafların uzlaştıklarından bahisle yazılı şekilde sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alınmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254 üncü maddesi;
"(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
(2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır."
Şeklindedir.
3. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin "Uzlaşma teklifi" başlıklı 29 uncu maddesinin birinci fıkrası,
"Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
"
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinde;
"Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez."
Hükmü yer almaktadır.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığa isnat olunan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olduğu ve sanığın başka suçtan hükümlü olarak Afyonkarahisar (2) No'lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle uzlaştırma görüşmelerinin vasisi İsmail Abut ile yürütülmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı; bununla birlikte, dosya içerisinde bulunan 09.11.2021 tarihli uzlaştırma raporuna göre, başlangıçta uzlaşma görüşmelerine katılmak istediklerini belirten ve buna ilişkin formları uzlaşmayı kabul ettiklerini belirtmek suretiyle imzalayan tarafların, yerine getirilecek edimin miktarında anlaşamamaları nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığının bildirilmesine karşın, mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığından bahisle düşme kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2021/412 Esas, 2022/256 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!