11. Ceza Dairesi 2023/5127 E. , 2024/6832 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/1386 Değişik İş
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2020 tarihli ve 2020/1627 Soruşturma, 2020/4288 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Viranşehir Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/1386 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.07.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2022/18140 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90407 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90407 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekili tarafından sunulan 25/12/2019 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, müştekinin murisi olan ... adına sahte imza atılarak düzenlenen .... Noterliğinin 25/05/1990 tarihli ve 12811 yevmiye sayılı vekaletnamesine istinaden adı geçen murise ait taşınmazların şüpheli ...'na devredildiği, bu durumun öğrenilmesi üzerine Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine tapu iptal ve tescil davası açılması neticesinde yapılan yargılamada söz konusu vekaletnamede bulunan murise ait imzaların sahteliğinin tespit edilerek davanın kabul edildiği, akabinde şüpheli ...'nın şikayeti üzerine anılan vekaletnameyi düzenleyen noter hakkında suç duyurusunda bulunulmasını müteakip, yürütülen soruşturma kapsamında suça konu vekaletnamede bulunan imzanın sahte olup olmadığının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme yapıldığı, yapılan incelemede murisin mukayeseye konu samimi imza örnekleri arasında Siverek Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün 21/11/2017 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilen 12/08/1986 tarihli doğum belgesinin de bulunduğu, ancak anılan doğum belgesinde bulunan parmak izinin müşteki ...'a ait olmadığı halde sahte olarak düzenlenmiş olan doğum belgesine dayanılarak imza incelemesi yapıldığı ve yapılan imza incelemesi neticesinde söz konusu vekaletnamede bulunan imzaların murisin eli ürünü olduğu tespitine ilişkin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince 25/07/2019 tarihinde gerçeğe aykırı rapor düzenlendiği belirtilerek anılan sahte doğum belgesini imza incelemesinde kullanan kişiler haklarında şikâyetçi olunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, şikayete konu olayda suç tarihinin 1986 yılı olduğu kabul edilerek müsnet suçlara ilişkin dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Şikayete konu edilen ve sahte olarak tanzim edildiği ileri sürülen 12/08/1986 tarihli doğum belgesinin, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından yapılan imza incelemesi sırasında kullanıldığının iddia edilmiş olması karşısında, suç tarihinin söz konusu doğum belgesi üzerinde yer alan tarih yerine anılan kurum tarafından yapılan imza incelemesi neticesinde raporun düzenlendiği 25/07/2019 tarihi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, anılan suçlara ilişkin olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olduğu ve bu sürenin halen dolmadığı cihetle, şikayete konu olaya ilişkin başlatılan soruşturmaya usulünce devam edilip olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre, şüpheli veya şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, suç tarihinde hataya düşülerek verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin eşi olan muris ...'ın vefatı sonrası yapılan araştırmalarda, murisin vefatından önce adına sahte imza atılmak suretiyle düzenlenen .... Noterliğinin 25.05.1990 tarihli ve 12811 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile avukat ... isimli kişinin vekil olarak tayin edildiğinin ve bu vekaletnameye istinaden murise ait taşınmazların, o tarihte yaşça küçük olan şüpheli ... adına babası ... ve annesi ...'na satıldığının, durumun öğrenilmesi üzerine açılan tapu iptal ve tescil davası sırasında başlangıçta Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20.06.2013 tarihli raporunda vekaletnamede bulunan imzanın murisin eli ürünü olmadığı bildirildiği halde, şüpheli ...'nın talebi üzerine Siverek Nüfus Müdürlüğü tarafından 21.11.2017 tarihli cevabi yazı ekinde gönderilen murise ait mukayeseye esas imza örneklerini içerir belgeler dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 25.07.2019 tarihli raporunda, bu kez vekaletnamede bulunan imzanın murisin eli ürünü olduğunun belirlendiğinin, 25.05.1990 tarihli vekaletname ve sonradan gönderilen belgelerin sahte olduğunun, özellikle murisin imzasının bulunduğu belirtilen 12.08.1986 tarihli doğum belgesi üzerinde şikâyetçi adına da parmak basıldığının görülmesine karşın, şikâyetçinin okuma yazma bildiğinin ve hiçbir zaman belgelere parmak basmadığının, bu hususun dahi belgenin sahte olduğunu gösterdiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, "...müşteki vekilinin vaki şikayetine konu olayın; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu md. 102'de düzenlenen dava zamanaşımı süreleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu md. 66'da düzenlenen dava zamanaşımı süreleri birlikte nazara alındığında soruşturmaya konu Türk Ceza Kanunu md. 204/1'de düzenlenen Resmi Belgede Sahtecilik suçu ile Türk Ceza Kanunu md. 257/1'de düzenlenen Görevi Kötüye Kullanmak suçu yönünden kanunen öngörülen dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu..." şeklindeki gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; seçimlik hareketli bir suç olan resmi belgede sahtecilik suçunun, sahte resmi belgenin üretilmesi veya mevcut resmi belgenin gerçeğe aykırı düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte belgenin kullanılması suretiyle işlenebileceği anlaşılmakla; somut olayda, Siverek Nüfus Müdürlüğü tarafından 21.11.2017 tarihli yazı ekinde gönderilen ve dosya içerisinde suretleri bulunan suça konu belgelerin düzenlenme tarihlerinin 25.11.1980-14.11.1988 olduğu görülmekle birlikte, sonradan tanzim edildiği iddia olunan bu belgelerin 21.11.2017 tarihli müzekkere cevabı ekinde Mahkemeye gönderilmesi nedeniyle suç tarihinin bu tarih olarak kabul edilmesi gerektiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı sürelerinin henüz dolmadığı cihetle, belirtilen belgeler yönünden soruşturmaya devam olunarak sonucuna göre tespit edilen/edilecek olan şüpheliler yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Viranşehir Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/1386 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!