WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/5125 E.  ,  2024/6841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/421 Değişik İş
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.07.2022 tarihli ve 2022/130591 Soruşturma, 2022/101160 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/421 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.10.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/14088 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90304 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90304 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, şüphelinin, müştekiye gümrükte tanıdığı kişiler olduğunu, İstanbul'da savcılık yapan ... isminde ve avukatlık yapan ... isimli akrabaları olduğunu söyleyerek adı geçen akrabalarının yardımıyla kendisine gümrükten düşük fiyata araç bulabileceği konusunda aldatıp, kendisinden toplamda 300.301,80 Türk lirası alarak haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortak araç alıp satma meselesinden kaynaklı hukuki ihtilaf niteliği taşıdığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müşteki tarafından yapılan şikayette, şüphelinin kamu görevlisi olan savcı ... isimli kişi ile ilişkisi olduğundan bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği iddia edilmiş olmasına karşın, savcılık yaptığı belirtilen ... isminde bir kişinin gerçekte var olup olmadığının ve şüphelinin müştekiye vaad ettiği şekilde gümrükten araç alımına yönelik herhangi bir işlem yapıp yapmadığının araştırılmamış olması karşısında, öncelikle şüphelinin olay tarihinde İstanbul'da savcılık yapan ... isminde ve avukatlık yaptığı belirtilen ... isimli herhangi bir akrabası olup olmadığının araştırılarak, adı geçen kişilerin tespit edilmeleri halinde olaya ilişkin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, şüpheli tarafından müşteki için gümrük aracılığıyla araç alımına yönelik herhangi bir başvuru ya da işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması ve varsa buna ilişkin belgelerin getirtilmesi, müşteki tarafından şüpheliye araç bedeli olarak gönderildiği belirtilen ödemelere ilişkin banka dekontlarının ve hesap hareketlerini içeren kayıtların ilgili bankadan istenmesi, müşteki tarafından olaya ilişkin şüpheli ile arasında geçen konuşmaların bulunduğunu belirttiği ses kayıtlarının müştekiden temin edilip bu kayıtların çözümünün yaptırılması, şüphelinin evvelce kendisi veya başkası adına gümrükten araç alımı yapıp yapmadığı da araştırılarak, bunların yanı sıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, Cumhuriyet savcısı ve avukat olan akrabaları aracılığıyla gümrükten ucuza araç satın alabileceğine inandırıp, şikâyetçiden farklı zamanlarda toplam 300.301,80 TL para aldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'nın ... isminde İstanbul'da Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan halası ve ... isminde avukat bir akrabası olup olmadığının, gümrükten araç satın almak hususunda herhangi bir müracaatta bulunup bulunmadığının araştırılması, şikâyetçi tarafından araç alımı için şüpheliye yapılan ödemelere ilişkin dekonlar ile şüphelinin ödeme tarihlerindeki hesap hareketlerinin ilgili bankalardan temin edilmesi, dosyaya ibraz edilen ses kaydının çözümünün yaptırılması, 26.12.2022 tarihli dilekçede ismi bildirilen F.A.Ç. isimli kişinin olayla ilgili bilgisine başvurulması, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkacaca soruşturma dosyaları olup olmadığı da tespit edilerek sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...arkadaş olan tarafların ortak araç alıp satmaya yönelik para alışverişinden kaynaklı zarar oluştuğunun yazışmalardan anlaşıldığı, nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/421 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.