WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/5109 E.  ,  2024/4934 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2018/3116 Değişik iş
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2018 tarihli ve 2018/50413 Soruşturma, 2018/51410 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.12.2018 tarihli ve 2018/3116 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.12.2018'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2021/25448 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92403 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92403 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müteahhit olan şüphelinin maliki olmadığı ... Mah. 144 ada 13 parselde kayıtlı bulunan binanın 1. kat 4 nolu bölümünü satmak konusunda müşteki ile sözleşme yapıp, daha sonra bu sözleşmeyi revize ederek 2. kat 6 nolu bağımsız bölümün satımı konusunda sözleşme yaptıktan sonra müştekinin sözleşme gereği bütün parayı şüpheliye ödediği gibi evde de oturmaya başlamasına rağmen evin tapusunu müştekiye devretmeyerek müştekiyi dolandırdığı iddiası ile başlatılan soruşturma neticesinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, ihtilafın hukuki mahiyette olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Devre konu taşınmaza ait dosya arasında mevcut Gürsu Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünün 62880110-622.03-E.1706534 sayılı yazısından taşınmazın malikinin ... olduğu, arsa sahibi ... ile müteahhit şüpheli arasında akdedilen .... Noterliği tarafından düzenlenen 12/02/2015 tarihli ve 01498 sayılı taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi incelendiğinde inşaat tamamlandıktan sonra 1. kat 4 nolu daire ile 2. kat 6 nolu dairenin mülkiyetlerinin arsa sahibi üzerinde kalacağının belirtildiği, müteahhit ile müştekinin 30/09/2015 tarihli sözleşme ile 1. kat 4 nolu bağımsız bölümün satışı konusunda anlaştıkları, daha sonra 18/03/2017 tarihli sözleşme ile 2. kat 6 nolu bağımsız bölümün satışı hususunda anlaşarak önceki sözleşmeyi revize ettikleri nazara alındığında, bağımsız taşınmazın üzerinde bulunduğu arsanın da maliki olan ...’un tanık sıfatıyla dinlenmesi, taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının getirtilip incelenmesi, toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre değerlendirme yapılması ve eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile kendisini ... İnş. Taah. Emlak Müh Hiz. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olarak tanıtan şüpheli arasında başlangıçta Bursa İli Gürsu İlçesi ... Mahallesi H22-D-04-C-3-B Pafta 144 Ada 13 Parselde yapımına başlanacak olan binanın 1.Kat 4 numaralı bağımsız bölümünün satışı hususunda anlaşma yapıldığının, daha sonra şüphelinin talebi üzerine sözleşmede değişiklik yapılarak aynı adresteki 2. Kat 6 numaralı bağımsız bölümün 210.000,00 TL bedelle satışı hususunda 18.03.2017 tarihli adi yazılı Daire Satış Sözleşmesi Değişikliği başlıklı ek sözleşmenin düzenlendiğinin, şikâyetçinin 175.000,00 TL parayı taksitlerle şüpheliye ödediğinin ve inşaatın tamamlanmasına müteakip daireye taşındığının, şüphelinin tüm ısrarlara rağmen tapu devrini yapmayarak şikâyetçiyi oyalandığının, bir süre sonra da ... isimli kişinin gelerek satın aldığı dairenin eşine ait olduğunu söylediğinin, bu suretle şüphelinin gerçekte kendisine ait olmayan bir daireyi satarak menfaat elde ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin savunmasında, ...'un bilgi ve rızası dahilinde daireyi şikâyetçiye sattığını, şikâyetçinin kendisine bu daire sebebiyle borçlu olduğunu, borcun ödenmesi halinde kendisinin de arazi sahibine olan borcunu ödeyerek tapu devrini sağlayacağını beyan etmesi karşısında, ... ve taşınmazın arazi sahibi olan ...'un olayla ilgili beyanlarına başvurulması, sözleşme tarihinde ... İnş. Taah. Emlak Müh Hiz. Ltd. Şti. isimli bir şirketin gerçekten faal olup olmadığı ve şüphelinin bu şirketteki konumunun Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ilgili kurumlar nezdinde araştırılması, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sözleşme konusu bağımsız bölümün güncel aidiyet bilgilerinin temin edilmesi, taraflar arasında bu hususta herhangi bir hukuk davası açılıp açılmadığı araştırılarak, tespiti halinde dava dosyasının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...müşteki ile şüpheli arasında daire satış sözleşmesinin harici olarak yapıldığı ve taraflar arasında borç-alacak ihtilafının bulunduğu, bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı, ihtilafın hukuki nitelik taşıdığı.
..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 17.12.2018 tarihli ve 2018/3116 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2024 tarihinde karar verildi.