WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/5038 E.  ,  2024/8104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/355 E., 2021/177 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2013 tarihli ve 2013/198 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2013/281 Esas, 2014/217 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2013/281 Esas, 2014/217 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.11.2017 tarihli ve 2017/35243 Esas , 2017/29407 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2018 tarihli ve 2017/441 Esas, 2018/282 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için görevsizlik kararı verilmiştir.
5. Kırıkhan Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli, 2018/355 Esas, 2021/177 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; hükmedilen cezanın haksız olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve temyiz dışı sanığın katılanı cep telefonundan arayarak kendisini komiser olarak tanıttıkları, katılana "Cumhuriyet Savcılığı kararı ile takip ettiklerini" söyleyerek hesaplarına para yatırmalarını söyledikleri, bunun üzerine katılanın 8.500,00 TL parayı Türkiye İş Bankası aracılığı ile sanık ...’in hesabına gönderdiği, sanıkların da bu parayı bankadan çektikleri, katılanın sanıklara daha sonra ulaşamadığı, İş bankasının 19.10.2012 tarihli yazısına göre; katılan tarafından gönderilen paranın sanık ... adına kayıtlı vadesiz TL hesabına 04.10.2012 tarihinde havale edildiği ve paranın aynı gün Kırıkhan İş Bankası şubesinden ... tarafından çekildiğinin tespit edildiği, 25.11.2012 tarihli CD İnceleme Tutanağında bahse konu paranın sanık ... tarafından çekildiğinin anlaşıldığı, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak katılanın uzlaşmayı kabul etmediği ve uzlaşmanın sağlanamadığı, eylemin suç tarihine göre lehe kabulle 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.06.2024 tarihinde karar verildi.