WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/4779 E.  ,  2024/7391 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/353 E., 2021/702 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/353 Esas, 2021/702 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 12.05.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/7067 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89652 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89652 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın 03/02/2015 tarihinde gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminde kullanmak üzere kiraladığı 06 DT 9301 plakalı aracı kardeşi ...'a ait ele geçirilemeyen sürücü belgesi ile kiraladığı gerekçesiyle özel belgede sahtecilik eylemi nedeniyle mahkumiyetine hükmedildiği, bununla beraber sanık hakkında kardeşi ...'a ait kimlik bilgilerini havi sürücü belgesindeki fotoğrafı değiştirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik eyleminde bulunduğundan bahisle Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2015 tarih ve 2015/181 esas 2015/452 sayılı kararı ile mahkumiyetine hükmedildiği, dosya içinde bulunan 31/08/2015 tarihli Yargıtay sevk formundan anlaşıldığı üzere dosyanın temyiz edilmek üzere Yargıtay'da olduğu ve UYAP'tan yapılan kontrolde anılan kararın henüz kesinleşmediği, Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesince incelemeye konu dosya eylemi ile Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan dosyasındaki eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekmekteyse de bu durumun gerekçe yazım aşamasında fark edildiğinden bahisle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmış olup;
Sanık hakkındaki resmi evrakta sahtecilik suçu ile ilgili olarak davaya konu sürücü belgesi aslının ele geçirilemediğine nazaran benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02/03/2021 tarihli ve 2017/31807 esas, 2021/2272 karar sayılı ilâmında yer alan "...Sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, yapılan sahtecilikte aldatma kabiliyetinin bulunmasının zorunlu olduğu, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının da belge aslı üzerinde hakim tarafından yapılacak bir incelemeyle belirleneceği, buna göre; suça konu.... adına düzenlenmiş kimlik aslının ele geçirilememesi nedeniyle fotokopiden ibaret olan kimliğin hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı..BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar ile
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/10/2022 tarih ve 2021/22617 esas 2022/15476 sayılı ilamında yer alan ''Sanıklardan ele geçen sahte sürücü belgesi, nüfus cüzdanı, sahte kimlikle imzalanan araç kiralama sözleşmesi, sanıklardan .......’un ayrıca 15.06.2012 tarihinde .........’ın iş yerinde imzaladığı sahte araç kiralama sözleşmesi ile kullandığı sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi, suça konu belgeler arasında yer alan ve kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan .... Noterliğinin 40931 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi nedeniyle sanıkların eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı TCK’nin 204/1-3, 43/1. maddeleri kapsamında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,'' şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında;
Sanığın anılan davalara konu eylemlerinin aynı suç işleme kararı kapsamında hareket kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmasının gerekip gerekmediğine hükmedilebilmesi için davaların birleştirilerek görülmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde özel belgede sahtecilik suçundan ceza tayininde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
..."
Hükmü yer almaktadır.
2. Zincirleme suç durumunda aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmekte ve aralarında subjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil tek bir ceza verilmekle birlikte, verilen bu cezanın miktarı artırılmaktadır.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un "Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, zincirleme suça dahil olan bir suçtan dolayı, bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve bu hüküm kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak, kesinleşen hükme konu fiil de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle yeni bir hüküm kurulup, kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubunun gerekeceği ve hukuki kesintinin iddianame tarihi itibarıyla oluşacağı kabul edilmelidir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, kardeşine ait sahte sürücü belgesini kullanarak 16.01.2015 tarihinde oto kiralama sözleşmesi düzenlediği ve bu şekilde özel belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; 28.02.2015 tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın, kardeşi olan ...'a ait sahte sürücü belgesini ibraz ettiğinin, bu eylemine ilişkin Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/181 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılamada, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğinin ve mahkûmiyet hükmünün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle dosyadaki evrakların Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının hırsızlık suçundan yürüttüğü soruşturma sırasında tefrik edilerek oluşturulduğu ve suret dosya olduğu belirlenmekle, hırsızlık suçuna ilişkin dava dosyası ile Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/181 Esas sayılı dosya asıllarının getirtilerek incelenmesi, oto kiralama sözleşmesinin aslının bulunup bulunmadığının, sanık tarafından hangi belgelerin ibraz edildiğinin, kiralama sırasında kullanılan sürücü belgesi ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sürücü belgesinin aynı olup olmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddeleri uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, yukarıda belirtilen kesinleşmiş dosyadan mahsup işlemi yapılması neticesinde sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/353 Esas, 2021/702 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.