WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/4773 E.  ,  2024/4935 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/1598 Değişik iş
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.04.2022 tarihli ve 2020/13059 Soruşturma, 2022/4451 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1598 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.09.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/30097 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89685 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89685 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, müşteki ile şüpheli arasında adi yazılı şekilde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği ancak şüphelinin edimini yerine getirmeyerek müvekkilin ödemiş olduğu 100.000,00 Euro bedeli ödemediği gibi ilgili taşınmazın başka kişilere devredilerek müştekinin dolandırıldığı iddialarını içeren dilekçe ile şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, müştekinin olayın 2012 yılında gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen 2020

yılında Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunması ile tanık ve şüpheli ifadeleri değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği hususunda kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Somut olayda, şüpheli ... tarafından ... Emlak İnşaat Tic. Ltd. Şti. adına, Bekir Narman'ın tanıklığında ..., ... Beldesi, 531 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek binanın 4 numaralı bağımsız bölümünün inşa sonrasında müştekiye satılacağının taraflar arasında düzenlenen 26/09/2012 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kararlaştırılmasına rağmen anılan dairenin müştekiye teslim edilmediği olayda, söz konusu bağımsız bölümün müşteki dışında kişilere satılıp satılmadığının araştırılarak başka kişilere satıldığının tespit edilmesi halinde taşınmazı devralan kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, belirtilen adreste iddia edildiği haliyle herhangi bir inşaata başlanıp başlanmadığının araştırılması ile şüpheli ve müşteki arasında icra takibi bulunup bulunmadığının netleştirilmesi, şüpheli hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçlarından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, hakkında açılmış kamu davası olup olmadığının araştırılması, şüphelinin savunmasında isimleri belirtilen kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, müşteki hakkında tefecilik suçlamasından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması suretiyle, toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre değerlendirme yapılması ve eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde

kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli ...'ın yetkilisi olduğu ... Emlak İnşaat Ticaret Ltd. Şti. ile şikâyetçi arasında Antalya İli ... İlçesi ... Beldesi 531 Ada 1 Parselde yapımına başlanacak olan binanın 4 numaralı bağımsız bölümünün 100.000,00 Euro bedelle satışı hususunda 26.09.2012 tarihli adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğinin, inşaatın belirlenen sürede bitirilmediğinin,
şikâyetçinin yaptığı araştırmalarda kendisine satışı vaat edilen bağımsız bölümün başka kişilere de satıldığını öğrendiğinin, şüpheliye bir süre ulaşamadığının, ulaştığında ise parasını iade edeceğini söyleyerek kendisini oyaladığı halde ödediği parayı geri alamadığının şüphelinin kendisi gibi başka kişileri de dolandırdığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'ın savunmasında, şikâyetçinin tefecilik yaptığını, arkadaşı ...'ın faizle şikâyetçiden para aldığını, onun borcuna karşılık şikâyetçiye 100.000,00 Euro bedelli senet verdiğini, daha sonra arkadaşı borcunu kısmen ödediği halde şikâyetçinin daha fazla para istemesi nedeniyle daire satışına ilişkin bahse konu sözleşmeyi yaptıklarını, bir süre sonra da bu sözleşmenin feshine ilişkin yeni bir sözleşme yaptıklarını, şikâyetçinin o dönem verdiği senedi de icra takibine konu ettiğini beyan etmesi karşısında; sözleşme tarihinde ... Emlak İnşaat Ticaret Ltd. Şti. isimli bir şirketin gerçekten faal olup olmadığı ve şüphelinin bu şirketteki konumunun Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ilgili kurumlar nezdinde araştırılması, sözleşme konusu inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı belirlenerek, sözleşmede belirtilen bağımsız bölümün aidiyet bilgilerinin ilgili Tapu Müdürlüğünden sorulması, şüpheli hakkında benzer eylemleri, şikâyetçi hakkında ise tefecilik suçundan başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, taraflar arasında 100.000,00 Euro bedelli bonoya yönelik herhangi bir icra dosyası olup olmadığının sorulması, şüphelinin savunmasında isimleri geçen ..., ..., ... ve İzzet Tüccar'ın olayla ilgili bilgilerine başvurulmasında sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...müştekinin olayın 2012 yılında gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen 2020 yılında Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracaatta bulunması ile tanık ve şüpheli ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği hususunda kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmediği.
..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1598 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2024 tarihinde karar verildi.