WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/4772 E.  ,  2024/7387 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1538 Değişik iş
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 20.09.2022 tarihli ve 2020/193215 Soruşturma, 2022/58374 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/558 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/1538 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.10.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2022/29587 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89689 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89689 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05/03/2020 tarihli ve 2020/47661 soruşturma, 2020/14470 esas, 2020/11290 sayılı iddianamenin şüpheliye atılı suçun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu' nun 253. maddesinde sayılan uzlaştırmaya tabi suçlardan olması, soruşturma dosyasında uzlaştırma işlemlerinin yapılmamış olması ve dosya kapsamında bulunan evrakların asıllarının bulunmaması gerekçesiyle iadesine dair İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2020 tarihli ve 2021/124 iddianame değerlendirme sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında yeniden düzenlenen 23/06/2020 tarihli ve 2020/94557 soruşturma, 2020/23711 esas, 2020/18403 sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2020 tarihli ve 2020/228 iddianame değerlendirme sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini takiben, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında üçüncü defa düzenlenen 14/09/2020 tarihli ve 2020/142141 soruşturma, 2020/34608 esas, 2020/26918 sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2020 tarihli ve 2020/330 iddianame değerlendirme sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesi sonrasında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında dördüncü kez düzenlenen 20/09/2022 tarihli ve 2020/193215 soruşturma, 2022/58374 esas, 2022/44484 sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2022 tarihli ve 2022/558 iddianame değerlendirme sayılı karşı Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/10/2022 tarihli ve 2022/1538 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05/10/2017 tarihli ve 2017/18693 esas, 2017/21549 karar sayılı ilâmında yer alan, "...CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma hükümleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması zorunlu ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/6. maddesinde "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklindeki istisnai durum karşısında, üzerine atılı hem bu tehdit suçu, hem de başka suçlar nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi olanağının bulunmaması karşısında, mahkemece uzlaştırma işlemi için iddianamenin iadesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunması nedeniyle karara karşı yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılmasına göre, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22/06/2017 tarihli kararının kanun yararına bozma isteminin yerinde olduğu anlaşılmaktadır..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Somut dosya kapsamında; soruşturma dosyasında yer alan ve kollukça tespit edilen adresinden şüpheliye ulaşılamadığı, isnat edilen suçtan şüpheli hakkında İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/01/2020 tarihli ve 2020/257 değişik iş sayılı kararıyla yakalama emri düzenlendiği, şüphelinin de halen yakalanmaması sebebiyle kendisine ulaşılamadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 253/6. maddesi uyarınca uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturmanın sonuçlandırılması gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; "Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen. iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
" hükmü yer almaktadır.
4. İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/558 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile; uzlaşma usulünün uygulanmadığı ve evrakların onaylı suretinin bulunmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş, bu karara yönelik yapılan itirazın da İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/1538 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği belirlenmiştir.
5. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
..."
Hükümleri yer almaktadır.
6. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin altıncı fıkrası; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.
7. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasında; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." denilmektedir.

8. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
" şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
9. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerekmektedir.
10. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; dosyadaki evrakların arka yüzlerinde aslının aynısı olduğunun tasdiklendiği belirlenmekle birlikte, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alınan ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheliye ulaşılamaması nedeniyle hakkında uzlaştırma hükümleri uygulanmaksızın iddianame düzenlendiği belirtilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasındaki düzenlemeler de dikkate alınmak suretiyle gereğine büro tarafından tevessül edilmesi bakımından, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan dava açılması karşısında; dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdii ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.