WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/4769 E.  ,  2024/4015 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/677 E., 2017/468 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2015/677 Esas, 2017/468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararı üzerine 09.10.2017 tarihli kesinleştirme şerhi ile kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/8668 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86788 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86788 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre sanık hakkında uzlaştırmanın gerçekleşmediğinden bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak, mernis adresi ile bilinen en son adresin aynı olduğunun anlaşılması halinde 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması, mernis adresinin farklı bir adres olduğunun anlaşılması durumunda ise mernis adresine aynı Kanun'un 10/1. maddesi gereğince tebligat yapılması gerektiği nazara alındığında,
Somut olayda, uzlaştırmacı tarafından Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla sanığa uzlaşma teklif formu gönderildiği, sanığa yapılan tebligatın sanığın bildirdiği adresten taşındığından bahisle muhtara tebliğ edildiği, sanığın süresi içerisinde müracaatta bulunmaması nedeniyle uzlaşma sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiş ise de; müştekinin uzlaştırma teklifini kabul ettiği de dikkate alındığında sanığın öncelikle bilinen son adresine tebligat yapılması gerektiği bu tebligatın bila dönmesi durumunda Tebligat Kanunu 21/2'e göre yeniden tebligat yapılması gerektiği cihetle, usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254 üncü maddesinde, "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." hükmü yer almaktadır.
3. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında; "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
" denilmektedir.
4. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
5. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesinin gerektiği; böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresi tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebligat yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerekmektedir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 19.04.2017 tarihli uzlaştırma raporuna göre, katılanın uzlaştırma teklifini kabul ettiğini bildirmesine karşın, sanık yönünden uzlaştırma bürosu tarafından öncelikle sanığın bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligatın iade edilmesi durumunda da MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ işlemi yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığa telefonla ulaşılamaması üzerine doğrudan bilinen en son adresi ile aynı olan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliği işlemi usulsüz olduğundan, dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2015/677 Esas, 2017/468 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.