11. Ceza Dairesi 2023/4764 E. , 2024/3043 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/123 E., 2022/481 K.
SUÇ : Resmi evrakta sahtekarlık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/123 Esas, 2022/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi evrakta sahtekarlık suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 342 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 09.09.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2022/31096 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85452 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85452 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 30/12/1998 olduğu ve sanık hakkında verilen 08/06/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 06/07/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 16/05/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 06/07/2009 ile 16/05/2013 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, yargılama konusu suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/3 ve 104/2. maddelerine göre 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu dikkate alındığında, suç tarihi olan 30/12/1998 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 05/07/2022 tarihine kadar geçen 19 yıl 6 ay 5 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/07/2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 16/05/2013 tarihleri arasında geçen 3 yıl 10 ay 10 günlük durma süresi çıkarıldığında 15 yıl 7 ay 25 gün geçmiş olduğu cihetle, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9 uncu maddeleri karşısında, sanığa yüklenen 765 sayılı Kanun'un 342 nci maddesinin birinci fıkrasında (5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası) düzenlenen resmi evrakta sahtekarlık suçunun, Kanun'daki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2009 tarihli ve 2009/60 Esas, 2009/228 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 06.07.2009 tarihi ile İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2013/476 Esas, 2014/250 Karar sayılı kararına konu denetim süresi içerisinde işlenen iftira suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca belirlenen, suç tarihi olan 24.01.2014 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında 30.12.1998 olan suç tarihinden sonra 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar dolmuş olduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/123 Esas, 2022/481 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!