WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/4590 E.  ,  2024/2864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/333 E., 2022/551 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2012 tarihli ve 2012/155 Esas, 2012/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.04.2015 tarihli ve 2013/8563 Esas, 2015/25390 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/105 Esas, 2015/220 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/333 Esas, 2022/551 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suç işleme kastının olmadığına, mağdurun şikayetçi olmadığına, iki kez ceza verilmesinin yanlış olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdur adına oluşturduğu sahte senetleri cirolayıp bankaya sunması, banka tarafından da icraya konması nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın, mağdurun kendisine borcu olmadığını, kendisinin ona borcu olduğunu, ciroların kendisine ait olduğunu, şirkete gelen senetleri toplu olarak cirolayarak bankaya sunduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, alınan bilirkişi raporunda ön yüz yazı ve borçlu imzalarının sanığa ait olduğunun bildirildiği, mağdurun şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
3. Mahkeme tarafından sanığın savunması, mağdur beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Suça konu senetleri icraya koyanın sanık olmadığı anlaşıldığından, suç tarihinin en aleyhe 01.10.2010 olacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.06.2015 tarihinden, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçun tarihi olan 20.04.2017 tarihine kadar, dava zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, yine aynı suç işleme kararı kapsamında ve aynı anda gerçekleştirilen eylemlerin tek bir suç oluşturacağı nazara alındığında; sanığın, aynı anda cirolayıp verdiğini söylediği ve farklı zamanlarda düzenlendiğine dair delil bulunmayan birinin unsurları tam diğerinin eksik olan senetleri bankaya ibraz etmesi biçimindeki eyleminin kül halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeden ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe ölümünde açıklanan nedenlerle Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/333 Esas, 2022/551 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.