11. Ceza Dairesi 2023/4390 E. , 2023/5945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/420 E., 2022/223 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2014 tarihli ve 2014/67 Esas, 2014/426 Karar sayılı kararı uyarınca; sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Katılan vekilinin itirazı üzerine, İstanbul Anadolu 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.08.2014 tarihli ve 2014/1153 D.İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2014 tarihli ve 2014/67 Esas, 2014/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. İtiraz merciinin kararı üzerine, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/517 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı uyarınca; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına mahkûmiyet ine karar verilmiştir.
4. İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/517 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararının sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/6412 Esas, 2019/9740 Karar sayılı kararı ile "...sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma kararı üzerine, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli ve 2019/725 Esas, 2021/16 Karar sayılı kararı uyarınca; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca erteli 7 ay 15 gün hapis ve 3.750 TL adli para cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.
6. Katılan vekilinin itirazı üzerine, İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/223 Karar sayılı kararı uyarınca; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 252 inci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 251 nci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca erteli 7 ay 15 gün hapis ve 3.750 TL adli para cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olduğuna ve basit yargılama usulü uygulanmış olmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri gereğince "şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarih ile "uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği" tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
2. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu, aynı Kanun'un 73 üncü maddesinde ise şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu ve şikayetin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı yargılama şartı olarak kabul edildiğinden, 06.09.2011 olan suç tarihi ile 14.11.2012 olan şikayet tarihi arasında altı aylık yasal şikayet süresinin dolduğu dikkate alınarak, şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/223 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayetin süresinde yapılmaması nedeniyle, Tebliğname'ye ayrıkı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!