WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3916 E.  ,  2024/4919 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/591 E., 2022/237 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2021/591 Esas, 2022/237 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ile 7394 sayılı Kanun uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 18.01.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3482 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64716 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64716 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359 esas, 2006/7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hâk oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da birtakım değişiklikler yapıldığı,
Bu kapsamda 7394 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un Geçici 34. maddesine eklenen "Hâklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir ... " şeklindeki düzenleme gözetildiğinde,
7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 15/04/2022 tarihinde infaz aşamasında olan dosyalar hakkında, infazı yapan Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından Mahkemesinden infaz durdurma kararı alınmasını takiben, Mahkemeler tarafından uyarlama yargılaması yapılarak, vergi dairelerince belirlenen ödenmesi gereken miktarın, 7394 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde hükümlüler tarafından Hazineye ödendiği takdirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecekleri yönünde ihtarı müteakip, bir yıl içinde ödeme yapılıp yapılmaması durumuna göre infazın kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiğinin düzenlendiği,
Sanığın, 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2022 tarihli kararının istinaf edilmeksizin 17/05/2022 tarihinde kesinleştiği ve sanık hakkındaki dosyanın infaz aşamasında olduğu dikkate alındığında,
Dosya kapsamına göre, anılan Mahkemece her ne kadar sanık hakkında defter belge ibraz etmemesi nedeniyle vergi ziyaa oluşmadığından bahisle etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan İstanbul Vergi Kaçakçılığı-2 Denetim Daire Başkanlığının 30/06/2021 tarihli ve 2021-A-4067/10 sayılı raporunda 2016 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan ve Mayıs aylarına ait res'en tarhı gereken KDV farkının 76.907,68 Türk lirası olduğu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341, 344 ve 359. maddeleri uyarınca 3 (üç) katı vergi ziyaa cezası kesilmesi gerektiği gerekçesiyle sanık hakkında 230.723,04 Türk lirası vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmakla, oluşan vergi ziyaa nedeniyle sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi hususu hatırlatılarak ve sanığın ödeme yapması için gereken sürenin son günü olan 05/04/2023 tarihine kadar beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/591 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
2. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
3. Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine duruşmalı olarak uyarlama yargılamasının yapıldığı ve Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2021/591 Esas, 2022/237 Karar sayılı ek kararı ile "...tarh edilen vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadığı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının da idari yaptırım olup, 213 ve 7394 sayılı yasalar kapsamında vergi cezası olmadığı, 7394 sayılı yasanın 4/5 fıkrasında, bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde TCK nun 43 maddesi uygulanır hükmüne yer verildiği, hükümlünün güncel adli sicil kaydı ve uyap sisteminde yapılan kontrolde 213 sayılı yasanın 359/a-2 maddesi kapsamında TCK nun 43 maddesinin uygulanmasını gerektir bir dosyası bulunmadığı, 359/a-2 maddesinde hapis cezasının 7394 sayılı yasa ile alt sınır olan 18 ay hapis cezasında aleyhe bir düzenleme yapılmadığı, alt sınırdan hapis cezasına hükmolunması halinde 7394 sayılı yasanın 4/3 maddesindeki cezada 1/2 oranında indirim yapılması düzenlenmesi gözetildiğinde, 7394 sayılı yasanın hükümlü lehine sonuç doğurduğu..." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu belirlenmiştir.
4. 213 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası; "Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.", aynı Kanun'un 341 inci maddesinin birinci fıkrası; "Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder." ve anılan Kanun'un 344 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ise; "341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.
" şeklinde düzenlenmiştir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Zeytinburnu Vergi Dairesi Müdürlüğünün 306 048 5189 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen 30.06.2021 tarihli ve 2021-A-4067/10 sayılı vergi inceleme raporunda, mükellef tarafından 2016 takvim yılında indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin 2016 takvim yılı yasal defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29 ve 34. maddeleri gereğince indirim olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple mükellefin 2016/Ocak-Mayıs vergilendirme dönemlerine ait indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin reddedilmesi sonucunda, 2016 takvim yılı katma değer vergisi beyannamelerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30/3. maddesi gereğince yeniden düzenlendiği belirtilerek, re'sen tarh edilecek katma değer vergileri tablo halinde belirtildikten sonra, 213 sayılı Kanun'un 341, 344 ve 359 uncu maddeleri uyarınca üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki "...verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin..." ibaresi de nazara alınarak defter ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde gerçekleştirilen re'sen tarh işleminin vergi ziyaı olarak değerlendirilemeyeceği, defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı, bu nedenle 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri gereğince yapılan uyarlama yargılaması sonucu, sanık hakkında alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2024 tarihinde karar verildi.