WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3912 E.  ,  2024/6851 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/689 E., 2022/459 K.
SUÇ : Mühür bozma
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2021/689 Esas, 2022/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca (3 kez) 3.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olmaları sebebiyle karar tarihi olan 04.07.2022'de kesinleştikleri belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/33822 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65353 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65353 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02/03/2020 tarihli ve 2020/970 esas, 2020/1959 sayılı ilâmında yer alan, " ... sanığın mühür bozma eylemi nedeniyle iki kez 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de ... sanığın eylemleri arasında hukukî bir kesinti olmadığı gözetilmeksizin, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanması gerekirken, iki kez cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden ... sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA ... " şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında,
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın 02/10/2014, 15/10/2014 ve 27/11/2014 tarihli mühür bozma eylemleri nedeniyle üç kez 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un “zincirleme suç” başlığı altında yer alan 43. maddesindeki “(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme dikkate alındığında, sanığın eylemleri arasında hukukî bir kesinti olmadığı gözetilmeksizin, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanması gerekirken, üç kez cezalandırılmasına karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, ilk hükümde sanığın atılı mühür bozma suçundan 02/10/2014, 15/10/2014 tarihli eylemleri ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince iki kez 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına rağmen, açıklanan hükümde ise ilk hükümde yer almayan 27/11/2014 tarihli eylemi ile ilgili olarak da hüküm kurularak anılan Kanun'un 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince üç kez 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
..."
Hükmü yer almaktadır.
3. Zincirleme suç durumunda aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmekte ve aralarında subjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; mühür bozma suçlarında aynı yere ilişkin olarak her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı, 02.10.2014, 15.10.2014 ve 27.11.2014 tarihlerinde işlenen mühür bozma suçlarının, 02.03.2015 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiş, bununla birlikte; Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2017 tarihli ve 2015/134 Esas, 2017/699 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yalnızca 02.10.2014 ve 15.10.2014 tarihli eylemleri yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, 27.11.2014 tarihli eyleme ilişkin sehven karar verilmediğinden bahisle, Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2015/134 Esas, 2017/699 Karar sayılı ek kararı ile bu eylem yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, asıl ve ek kararın sanığa usulüne uygun tebliği ile 20.11.2017 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiklerinin belirlenmesi karşısında; kanun yararına bozma isteminin (2) numaralı düşünce yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemindeki (1) numaralı düşünce yönünden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,

3. Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2021/689 Esas, 2022/459 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "hüküm fıkrasında yer alan sanığın (3 kez) 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerine; sanığın eylemine uyan mühür bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık eylemini zincirleme biçimde gerçekleştirdiğinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezası 1/3 oranında arttırılarak 240 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/6 indirim yapılarak, sanığın 200 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20 TL'den hesaplanarak sanığın neticeten 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ibarelerinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının yerinde bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.