WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3905 E.  ,  2024/4944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/2254 Değişik iş
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2022 tarihli ve 2021/7482 Soruşturma, 2022/2403 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.05.2022 tarihli ve 2022/2254 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 05.05.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/21393 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63680 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63680 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekilerin şüpheli ...'un müşteki ...'ı işe yerleştirebileceğini söyleyerek para aldığını, şüphelinin kendisinin kullanmakta olduğu telefonu elinden alarak rızası dışında mobil bankacılık ile kredi çekip hesabına havale geçtiğini ifade ederek şikayetçi olmaları üzerine yapılan soruşturma neticesinde, kredi çekilme işlemi sonrası şüphelinin hesabına yapılan havale işlem açıklamasında 'borç' yazdığı, hesabın aktif kullanımı sırasında çekilen krediden haberdar olmamasının hayatın akışına aykırı olduğu, işe yerleştireceği vaadi ile para aldığına dair delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 13/04/2016 tarihli ve 2015/6647 esas, 2016/4523 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere işe yerleştirme vaadiyle mağdurdan hileli davranışlarla menfaat temin edilmesi eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşacağı,
Somut olayda, şüphelinin ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek müşteki ...'ın kendisine borcu olduğuna dair mesajlaşma kayıtlarının olduğunu beyan etmesi, müşteki ...'ın 17/12/2021 tarihli beyanında " ...daha sonra evimize geldiği bir akşam evde annem, kız kardeşim, teyzem ve yeğeniminde bulunduğu sırada yeğenimi de işe sokacağını söyleyerek bizden tekrardan para talep etti. Bizde kendisine inandığımız için istediği parayı nakit olarak elden teslim ettik..." şeklindeki ifadesi karşısında, şüphelinin işe yerleştireceği vaadiyle hileli şekilde menfaat ettiğinin tespiti amacıyla müşteki ...'ın kız kardeşi, teyzesi ve yeğenin kimlik bilgilerinin tespiti ile tanık sıfatı ile ifadelerinin alınması, suçun unsuru olan hileli davranışın tespiti amacıyla müştekilerin yeniden beyanları alınarak iddiaya konu iş yerleştirme vaadi ile alınan paraların hangi amaçla şüpheli tarafından istendiğinin sorulması, şüphelinin ifadesinde geçen mesaj kayıtlarının temin edilmesi ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikâyetçi ... ve yeğenini işe sokma vaadiyle şikâyetçilerden para aldığının, ayrıca farklı bir işlem yapmak amacıyla aldığı şikâyetçi ...'ye ait cep telefonunu kullanarak mobil bankacılık yoluyla banka hesaplarına girip adına bilgi ve rızası dışında toplamda 32.500,00 TL kredi çektiğinin ve bu parayı kendi hesabına aktardığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüphelinin, şikâyetçilerden işe sokma vaadiyle para almadığını, şikâyetçi ... tarafından gönderilen paranın önceden verdiği borca ilişkin olduğunu, bu hususta aralarındaki görüşmeleri gösterir SMS kayıtları bulunduğunu bildirmesi ile şüphelinin hesabına gönderilen 32.500,00 TL'nin şikâyetçinin bilgi ve rızası dışında gönderilip gönderilmediği hususundaki beyanlarının çelişkili olduğunun anlaşılması karşısında; şikâyetçi ...'nin ifadesine başvurularak hesabından çekilen krediye istinaden şüpheliye gönderilen paranın işe sokma vaadinde bulunması üzerine bilgi ve rızası dahilinde şüpheliye gönderilip gönderilmediği hususunun açıklığa kavuruşturulması, şüpheliden sorulmak suretiyle ... ile aralarındaki alacak-borç ilişkisini gösterir SMS kayıtlarının temin edilmesi, şikâyetçilerin tanık olarak bildirdikleri akrabalarının açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek beyanlarına başvurulmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; "...müşteki şüpheli ...'ın hesabından ...’un hesabına para gönderildiğinin hesap hareketlerinden görüldüğü, ancak ... her ne kadar para gönderildiği yönünde bilgisinin olmadığını beyan etse de ...'a gönderilen paranın açıklama bölümünde “borç” ibaresinin yer aldığı, ayrıca gerçekleşen havale hareketleri sonrasında ...’ın hesabından para çektiğinin görüldüğü, hesabın aktif kullanımı sırasında çekilen krediden haberinin olmayışının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ... ve Gülhanım'ın ...’a elden para verdikleri yönündeki beyanlarına ilişkin de delilin elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.05.2022 tarihli ve 2022/2254 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2024 tarihinde karar verildi.