WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3904 E.  ,  2024/3015 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/276 E., 2022/329 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/276 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 26.01.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/34760 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65305 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65305 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2015 tarihli ve 2012/402 esas, 2015/303 sayılı kararının İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2015 tarihli ve 2015/758 değişik iş sayılı itirazın reddi kararı ile kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 15/03/2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak, adı geçen sanığın anılan Kanun'un 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/11/2020 tarihli ve 2019/276 esas, 2020/329 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl, suç tarihlerinin 21/05/2007 ve 11/12/2007 olduğu ve sanık hakkında verilen 16/11/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10/12/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 15/03/2016 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 10/12/2015 ile 15/03/2016 tarihleri arasında (3 ay 5 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, suç tarihleri olan 21/05/2007 ve 11/12/2007 ile hükmün açıklandığı 26/11/2020 tarihleri arasında (13 yıl 6 ay 5 gün) olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak davanın düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2012/402 Esas, 2015/303 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 10.12.2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 15.03.2016 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2019/276 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.