11. Ceza Dairesi 2023/3902 E. , 2024/4937 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/1618 Değişik iş
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.06.2022 tarihli ve 2022/3521 Soruşturma, 2022/2267 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bingöl Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1618 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.11.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/774 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65319 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65319 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin Elazığ Sağlık Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne teslim ettiği, hastalar ... ve ...'e ait reçetelere eklenen barkodların sahte olduklarının tespit edilmesi nedeniyle yapılan şikayet üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ''Sosyal Güvenlik Kurumunun reçetelerin üzerine yapıştırılan barkodların denetleme görevinin bulunduğu, şüphelilerin de Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmadığı, kurumun denetleme yetkisinin her zaman bulunması nedeniyle şüphelilerin üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunun da yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, Barkodların sahte olması nedeniyle şüphelilerin üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak atılı suçun oluşması için resmi belgenin kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından kanun gereğince yerine getirdiği kamu görevine dayanılarak düzenlenmesinin gerektiği, "sahte barkod oluşturulması ve reçeteye barkod yapıştırma"nın resmi belge sayılması gibi bir kanuni düzenlemenin de bulunmadığı, kaldı ki dosya içerisindeki evraklardan söz konusu barkodların ilaç firması tarafından oluşturulduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla resmi belge sayılmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda şüphelilerin üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, öncelikle ilaçları aldıkları iddia edilen şüphelilerin ifadelerine başvurulması, şirketin defter ve belgelerinin getirtilerek suça konu ilaçları nereden temin ettiklerinin tespiti, sahte olduğu iddia edilen ilaç barkodları ile ilgili firmalardan temin edilecek gerçek barkod örnekleriyle beraber bilirkişiye verilmek suretiyle barkodların sahte olup olmadığı ve aldatma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespitinden sonra şüphelilerin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, şüpheliler ... ve ...'in ifadelerinein alınması dışında herhangi bir araştırma yapılmaksızın eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler ... ve ...'in işletmecisi oldukları ... Medikal isimli iş yeri tarafından şikâyetçi ... Başkanlığına fatura edilen şüpheliler ... ve ... adına düzenlenen reçeteler ekindeki medikal malzemelere ilişkin barkodların sahte olduğunun iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ... ve ...'ün beyanlarına başvurulması, üretici firma ... Biyoteknoloji İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den orijinal barkod örnekleri temin edilerek, dosya içerisinde bulunan özel belge niteliğindeki barkodların sahte olup olmadıkları ve aldatma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerekli görülmesi halinde ... Medikal isimli iş yerinin ticari defter ve belgeleri temin edilerek bahse konu medikal malzemelerin gerçekte alınıp alınmadığına yönelik belirleme yapılmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; "...kurumun denetleme yetkisinin her zaman bulunması nedeniyle şüphelilerin üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunun da yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, Barkodların sahte olması nedeniyle şüphelilerin üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak atılı suçun oluşması için resmi belgenin kamu görevlisi veya hukuken yetkili kabul edilen görevli tarafından kanun gereğince yerine getirdiği kamu görevine dayanılarak düzenlenmesinin gerektiği, "sahte barkod oluşturulması ve reçeteye barkod yapıştırma"nIn resmi belge sayılması gibi bir kanuni düzenlemenin de bulunmadığı, kaldı ki dosya içerisindeki evraklardan söz konusu barkodların ilaç firması tarafından oluşturulduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla resmi belge sayılmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda şüphelilerin üzerilerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bingöl Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1618 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!