WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3894 E.  ,  2024/6454 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/4039 Değişik iş
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2022 tarihli ve 2021/23701 Soruşturma, 2022/7399 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2022 tarihli ve 2022/4039 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.07.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/25465 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64731 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64731 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Somut olayda, müşteki vekilinin 13/12/2021 tarihli dilekçesi ile şüpheliler tarafından müşteki aleyhine İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/571 esas sayılı menfi tespit davası açılması neticesinde şüpheliler tarafından başkalarını aldatacak şekilde belge düzenlendiği veya kullanıldığını öğrendiklerinden bahisle şikâyetçi olmasını müteakip, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde, " ... müşteki vekili tarafından yukarıda belirtilen suç kapsamında şüpheliler haklarında şikâyette bulunulmuş ise de yapılan araştırmada konusu ve tarafları aynı olan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21135 soruşturma sayılı dosyası ile aynı suç ve konuyla ilgili soruşturmanın devam ettiği, bu hâliyle iş bu şikâyete konu soruşturma dosyasının mükerrer olduğu ... " gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, kanun yararına bozma incelemesi sırasında mahallinden istenilerek dosya arasına getirtilen yukarıda anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan mükerrer soruşturma yapılamayacağı hususuna dayanak Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/09/2022 tarihli ve 2021/21135 soruşturma, 2022/61183 esas, 2022/4655 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yargılamasının Hatay 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/530 esasına kayden devam ettiği, söz konusu iddianame incelendiğinde, müştekilerinin ... ve ..., şüphelilerinin ... ve ... oldukları dolayısıyla müşteki ve şüpheli her iki taraf olmak üzere taraflarının farklı olduğu, bu nedenle mükerrer soruşturmadan bahsedilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... vekilinin Hatay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 13.12.2021 tarihli dilekçesinde, şüpheliler ... ve ...'a verilen borçlar karşılığında şüphelilerden çok sayıda bono alındığını, borçların hiçbirinin ödenmediğini, buna karşın İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/571 Esas sayılı dosyası kapsamında görülen hukuk davasında, şüpheliler tarafından bono bedellerinin ödendiğini gösteren ve şikâyetçinin imzasının bulunduğu 30.10.2020 tarihli, İBRANAME-ÖDEME MAKBUZU-ALINDI BELGESİ başlıklı sahte belgenin kullanıldığını, ayrıca Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 Esas sayılı dosyasına da İBRANAME başlıklı bir belge daha sunulduğunu, daha önce de şüphelilerin 1.000.000 Dolar bedelli sahte bonoyu icra takibine konu yaptıklarının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2022 tarihli ve 2021/23701 Soruşturma, 2022/7399 Karar sayılı kararı ile "...yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı müşteki vekili tarafından yukarıda belirtilen suç kapsamında şüpheliler haklarında şikayette bulunulmuş ise de yapılan araştırmada konusu ve tarafları aynı olan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21135 soruşturma sayılı dosyası ile aynı suç ve konuyla ilgili soruşturmanın devam ettiği, bu haliyle iş bu şikayete konu soruşturma dosyasının mükerrer olduğu..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; şikâyete konu 1.000.000 Dolar bedelli sahte bononun icra takibine konu yapılmasına ilişkin soruşturmada, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2021 tarihli ve 2020/21546 Soruşturma, 2021/6794 Karar sayılı kararı ile borçlu imzasının şikâyetçi ...'a ait olduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın, Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.08.2021 tarihli ve 2021/3686 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, yine 30.10.2020 tarihli, İBRANAME-ÖDEME MAKBUZU-ALINDI BELGESİ başlıklı belgenin sahte olduğunun Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21135 Soruşturma sayılı dosyasında ileri sürüldüğü ve şikâyetçi ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan açılan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2022 tarihli ve 2021/21135 Soruşturma, 2022/6183 Esas sayılı iddianamesinde; "...şüpheli ... tarafından, yukarıda bahsetmiş olduğumuz 25 adet senedin (ihbar evrakı ve ihbarname aslında tek tek yazılıdır), müştekiler tarafından eksiksiz bir biçimde ödendiğini ve bu surette müştekilerden herhangi bir alacağının bulunmadığını hukuki bakımdan kanıtlayacak nitelikte ibraname tanzim olunduğu ve altına yine şüpheli ... tarafından isim ve soy isim yazılarak ıslak imzanın atıldığı, her ne kadar şüpheli ... böyle bir ibranamenin bulunmadığını, müştekilerin kendisine borcu olmasına binaen senetleri samimi arkadaşı olan ...'e ciro ettiğini ve bu şekilde icra takiplerine başlandığını söylemiş ise de, ibraname altındaki imza hakkında Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından, 21.04.2022 tarihinde tanzim olunan kriminal rapora göre, ilgili imzanın şüpheli ...'nın elinden çıkması ihtimalinin kuvvetle muhtemel bulunduğunun belirtildiği, bu bakımdan yukarıda açıkladığımız bilgiler gereği şüpheliler ... ve ...'in, müştekilerin borcu olmamasına rağmen, bedelsiz kaldığı hususunda herhangi bir şüphenin bulunmadığı senetleri, bile isteye icraya koymak suretiyle üzerlerine atılı iştirak halinde bedelsiz senedi kullanma suçunu ayrı ayrı (her müştekiye karşı) işlediklerinin kuşkuya mahal vermeyecek mahiyette sabit olduğunun..." belirtilmesi karşısında; bu hususlar yönünden şikâyetin mükerrer mahiyette olduğu, bununla birlikte; Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 Esas sayılı dosyasına da İBRANAME başlıklı bir belge daha sunulduğunun iddia olunması nedeniyle, ilgili dava dosyası aslının getirtilerek incelenmesi, sunulan belgenin farklı bir belge olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde tespit edilmesi, sonucuna göre bu şikâyetin de mükerrer olup olmadığının tespitinin gerekmesi karşısında, tüm şikayetlerin mükerrer olduğundan bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2022 tarihli ve 2022/4039 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.