WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3867 E.  ,  2024/7947 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
SAYISI : 2008/783 Değişik İş
SUÇ : Özel evrakta sahtekârlık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair kararın kaldırılmasına gerek olmadığına dair karar
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.10.2003 tarihli ve 2003/3701 Hazırlık, 2003/1792 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının, 26.12.2003 tarihli ve 2003/606 Değişik İş sayılı kararına müteakip, şikâyetçi tarafından yeni bir delilin ortaya çıktığından bahisle tekrar talepte bulunulması üzerine, yeni bir delil bulunmadığından bahisle itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına gerek olmadığına dair Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının, 23.07.2008 tarihli ve 2008/783 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/19307 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58284 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58284 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müştekinin 27/04/2005 tarihli dilekçesinde özetle, Alanya ... Mahallesi Kale arkası mevkii 17 patfa 31 ada 138 parsel numarasında kayıtlı taşınmazı üzerine kendileri tarafından otel inşa edildiğini, kaynak sıkıntısı nedeniyle borç arayışına girildiğinde şüphelinin bir kısım hileli davranışları ile otelin mülkiyetinin şüpheliye geçtiğini, Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları 1993/289 Esas sayılı dosya üzerinden görülen dava sonucunda davanın kabulüne ve şüpheli üzerinde görünen tapu kaydının iptaline karar verildiğini, davanın karşı tarafça temyiz edilmesi sırasında 11/01/1991 tarihli bir satış sözleşmesinin Yargıtay'a ibraz edildiğini, bu sözleşme dayanak yapılarak yerel Mahkeme kararının bozulduğunu, şüphelinin temyiz aşamasında sahte noterlik belgesi tanzim etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiası ile şikayetçi olduğu olayda, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2005 tarihli ve 2005/2902 soruşturma, 2005/3249 sayılı kararı ile; Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/289 esas, 1996/99 karar sayılı dosyasının incelenmesinde, dosyanın temyiz, tashihi karar ve iadei muhakeme gibi tüm olağan ve olağanüstü yasal yollardan geçerek kesinleştiği, şikayete dayanak yapılan belgenin sahte olduğunu belirten raporların yasal yollar kullanılırken Yargıtay'a sunulduğu ve kabul görmediği, belgeyi sahte olarak tanzim ettiği iddia olunan .... Noterlik başkatibi ... ve .... Noterliği yetkili katibi İsa Şahin hakkında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarınca takipsizlik kararları verildiği, Yargıtay incelemesinden geçen ve kesinleşen Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bir vakıanın tespitine ilişkin (belgenin sahtecilik iddiası reddolunulduğundan) kesin hüküm teşkil ettiği, bu nedenlerle atılı suçtan kamu adına soruşturmayı gerektirir bir durum bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki tarafından yeni bir delil sunularak tekrar talepte bulunulması üzerine, merciince yeni bir delil bulunmadığından bahisle 26/12/2003 tarihli ve 2003/606 değişik iş sayılı kararın kaldırılmasına gerek olmadığına dair karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesinde yer alan “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2005 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararından önce müşteki tarafından dosyaya sunulan ve Adli Tıp belge inceleme uzmanınca düzenlenen 14/04/2005 tarihli raporda, temyiz aşamasında Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/289 esas sayılı dosyasına ibraz olunan şikayete konu 11/01/1991 tarihli noterden sureti temin edilen satış sözleşmesi üzerindeki şirket yetkilisine atfen atılan imzanın Halil Dede'nin eli ürünü olmadığının belirtilmesi karşısında, ortaya çıkan yeni delil durumu ile anılan sözleşme aslı üzerinde imza incelemesi yaptırılarak rapor alınması ile sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü ile soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Başkan istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) İtirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesi başkanının bu hususta karar vermesine bağlıdır."
Hükümleri yer almaktadır.

3. Yine karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir.

4. Suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 345 nci maddesinin, "Bir kimse tamamen veya kısmen sahte olarak hususi evrak ve senedat tanzim eder yahut sahih olarak tanzim olunmuş bir varaka veya senedin yazılarını tagyir eylerse bundan umumi veya hususi bir mazarrat tevellüt edebildiği ve böyle sahte veya muharref bir varaka veya senedi fail yahut bilerek başkası kullandığı takdirde bir seneden üç seneye kadar hapis cezasına mahküm olur."; sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrasının ise, "Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

5. Özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için sahte olarak düzenlenen belge aslının ya da aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış suretinin kullanılması ve suç tarihinin de buna göre tespit edilmesi gerekmektedir. Şikâyetçinin bilgi ve rızası dışında imzalandığı iddia olunan suça konu sözleşme, özel belge niteliğinde olup noter tarafından onaylanmış suretinin kullanılması, özel belgeyi resmi belgeye dönüştürmeyecektir.

6. 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5252 sayılı Kanun) 9 uncu maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı Kanun'un 345 nci maddesinde (5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası) düzenlenen özel evrakta sahtekârlık suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uyarınca 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmıştır.

7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi Şirket ile şüpheli arasında devam eden tapu iptal tescil davasına ilişkin yargılama sırasında, şüpheli tarafından Mahkemeye sunulan 01.11.1991 tarihli Gayrimenkul Alım-Satımına Mütedair Ön Sözleşme ve İnşaat Yapım Akdi başlıklı belgede yer alan şikâyetçi şirket kaşesi altındaki imzanın sahte olduğu iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.10.2003 tarihli ve 2003/3701 Hazırlık, 2003/1792 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itirazın, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının, 26.12.2003 tarihli ve 2003/606 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verildikten sonra, şikâyetçi vekili tarafından sunulan 14.04.2005 tarihli imza incelemesine yönelik bilimsel mütalaanın, 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeni delil mahiyetinde olduğu kabul edilebilir ise de; dosya kapsamına göre suç tarihinin, suça konu belgenin Beşiktaş 12. Noterliğinin 20.03.1998 tarihli ve 2700 yevmiye sayılı onaylı suretinin Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulduğu 20.03.1998 olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5252 sayılı Kanun'un 9 uncu maddeleri karşısında, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uyarınca öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, kanun yararına bozma talebine konu yeni bir delil bulunmadığından bahisle itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına gerek olmadığına dair Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının, 23.07.2008 tarihli ve 2008/783 Değişik İş sayılı kararının verildiği tarihte dolmuş olduğu, bu itibarla sunulan delilin yeni delil mahiyetinde olduğunun kabulü halinde dahi soruşturma yapma ve dava açma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak ret kararı verildiği anlaşılmakla, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının, 23.07.2008 tarihli ve 2008/783 Değişik İş sayılı kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu değerlendirilerek, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.06.2024 tarihinde karar verildi.