WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3856 E.  ,  2024/3044 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/228 E., 2020/331 K.
SUÇ : Mühür bozma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/228 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.10.2020'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/28407 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60121 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60121 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki hüküm nazara alındığında, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceğinin anlaşılması karşısında,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın, sadece karşılıksız yararlanma eylemi anlatılarak 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, yapılan yargılama esnasında savcı mütaalasında sanığın ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 203. maddesinde tanımlı mühür bozma suçundan da cezalandırılmasının talep edildiği, mütaalanın sanık müdafiine okunduğu, aynı celsede sanığın bu suç yönünden de mahkumiyetine dair karar verildiği anlaşılmakla, iddianamede anlatılmayan ve sevk maddeleri içerisinde bulunmayan mühür bozma suçu yönünden sanığa ek savunma verilmek suretiyle ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un "Kamu davasını açma görevi" başlıklı 170 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
"(1)Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler."
Şeklindedir.
3. 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlıklı 225 inci maddesinin birinci fıkrası; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklinde düzenlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun'un "Suçun hukuki niteliğinin değişmesi" başlıklı 226 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez." hükmü yer almaktadır.
5. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.06.2020 tarihli ve 2018/11-604 Esas, 2020/269 Karar sayılı kararı ile benzer kararlarında da açıklandığı üzere; "...iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır...Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir..." denilmektedir.
6. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, "Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüphelinin Siverek İlçesi Karakeçi Köyü Mizar Mezrasınnda bulunan tarımsal sulama amaçlı 9112 abone numaralı sayacın iç mekanizmasına müdahale ederek sayacın kayıt yapmayacağı şekilde kaçak elektrik kullandığı, bu durumun müşteki kurum görevlileri tarafından 16/07/2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit edildiği, şüphelinin müşteki kuruma olan borcunu ödemediği anlaşılmakla..." şeklindeki 22.11.2012 tarihli ve 2012/3602 Soruşturma, 2012/1311 Esas sayılı iddianamesi ile sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddelerinin gösterilmesi suretiyle sanık hakkında yalnızca karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 170 nci maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde, yargılamaya devam edilerek mühür bozma suçundan da mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/228 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
"Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/228 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına",

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.