11. Ceza Dairesi 2023/3849 E. , 2024/5693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/17 Değişik iş
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.01.2023 tarihli ve 2019/206027 Soruşturma, 2023/991 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli ve 2023/14 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli ve 2023/17 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.01.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3068 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59129 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59129 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/01/2023 tarihli kararı ile şüphelilerin bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin karşılıksız çek düzenleme suçuna sebebiyet vereceği buna dair de İstanbul 16. İcra Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, şüphelilerin hangi eylemleri ile müştekinin iradesinin yanıltılarak haksız menfaat temin ettiği hususunun anlatılması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında toplanılacak deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, somut olayda da Cumhuriyet Savcısı tarafından dolandırıcılık suçunun işlendiği iddiasına ilişkin fiillerin iddianamede açıkça ve ayrıntılı olarak belirtildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Şüpheliler hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2019 tarihli ve 2019/102206 Soruşturma, 2019/64235 Karar sayılı kararı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz üzerine merci İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.09.2019 tarihli ve 2019/5254 Değişik İş sayılı kararı ile; "... şüphelilerin başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediklerinin tespiti, dolayısıyla maddi gerçeğin ortaya çıkmasının temini için şüphelilerin ifadelerinin alınması, şikayet dilekçesinde ismi bildirilen kişilere ulaşılmaya çalışılarak beyanlarının alınması, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/15969 esas sayılı dosyasında bulunan çeklerin getirilmesi, şikayete konu çeklerin olmayan tarihlere düzenlenip düzenlenmediği, çekler üzerindeki adresin şüpheli Hayrullah'ın mernis (ikamet) adresi olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması, oluşacak sonuca göre bir değerlendirme yapılması gerektiği..." denilmek suretiyle itirazın kabulüne, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Yeniden yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/206027 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, şüpheliler hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan iddianame düzenlendiği, İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2023 tarihli ve 2023/14 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile iddianamenin iadesine karar verilmesini müteakip, bu karara yönelik "...ilgili Sulh Ceza Hakimliğinin tespitleri noktasında değerlendirme yapılarak iddianame tanzim edildiği, şüphelilerin bilerek karşılıksız çek verip menfaat temin ettiklerinden bahisle iddianame tanzim edildiği, kesin nitelikli karar bulunması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılacak başkaca herhangi bir husus bulunmadığı..." şeklindeki gerekçe ile yapılan itirazın da mercii İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli ve 2023/17 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
4. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2019 tarihli ve 2019/102206 Soruşturma, 2019/64235 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, merci İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.09.2019 tarihli ve 2019/5254 Değişik İş sayılı kararı ile eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de; esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği, 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir..." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili eksiklikler giderildikten sonra, daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merci tarafından itirazla ilgili bir karar verilmeden şüpheliler hakkında iddianame tanzim edilemeyeceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!