11. Ceza Dairesi 2023/3845 E. , 2024/4924 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli ve 2017/9998 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın şüpheli ... hakkında dolandırıcılık suçuna yönelik kabulüne ilişkin mercii Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2018 tarihli ve 2018/691 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.02.2018 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/32952 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59227 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59227 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/02/2018 tarihli kararını müteakip, dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 08/03/2018 tarihli ve 2018/9184 soruşturma, 2018/3201 esas, 2018/2343 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2019 tarihli ve 2018/322 esas, 2019/174 sayılı kararı ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle sanık hakkında daha evvel resmi belgede sahtecilik suçundan açılan derdest dava ile birleştirilmesine karar verilmesini takiben, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine dair verilen Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve 2020/211 esas, 2021/170 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12/04/2022 tarihli ve 2021/2057 esas, 2022/764 sayılı kararıyla Denizli 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/02/2018 tarihli ve 2018/691 değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173/1. maddesinin, "Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir." şeklinde düzenlendiği, dosya kapsamına göre şüpheli ...'nın ... tarafından kendisine verilen 1.000,00 Türk lirası bedelli senedi tahrif ederek 11.000,00 Türk lirası bedelli senet haline dönüştürdükten sonra mağdur ...'a ciro ederek vermesi ve senedin bedelinin ödenmemesi üzerine mağdur ... tarafından ... ve şüpheli aleyhine icra takibi başlatılması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen somut olayda, her ne kadar hamil ... tarafından aleyhine icra takibi başlatılması sebebiyle ...'ın suçtan dolaylı olarak zarar gördüğü anlaşılmakta ise de, suçtan asıl zarar görenin alacağına mahsuben şüpheli tarafından tahrif edilmiş senedin verildiği ... olup, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/12/2017 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz hakkının da bu kişiye ait olduğu gözetilmeden, itirazın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; şüphelinin yapmış olduğu tadilat karşılığında, kendisine şikâyetçi ... tarafından verilen 1.000,00 TL tutarlı bonoyu tahrif ederek bedel kısmını 11.000,00 TL haline getirdikten sonra, sahteleştirdiği bu bonoyu almış olduğu sıhhi tesisat malzemesi karşılığında mağdur ...'a verdiğinin ve bononun ... tarafından icra takibine konulduğunun anlaşılması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca, "...şüpheli ...'nin ...'a yönelik üzerine atılı dolandırıcılık suçunda, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/03/1998 gün ve 6/8 – 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağından..." bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı şikâyetçi ... vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine merci Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2018 tarihli ve 2018/691 Değişik İş sayılı kararı ile "...toplanan delillere göre, müştekinin verdiği 1.000 TL bedelli bonoyu şüpheli ...'nin 11.000 TL olarak tahrif edip daha sonra karşılığında ...'den 11.000 TL bedelli inşaat malzemesi alması eyleminde dolandırıcılık suçundan kamu davası açmaya yeter delil bulunduğu, müştekinin düzenlediği bononun bu eylemde kullanılması ve müşteki hakkında bu eylem nedeniyle takip yapılmış olması nedeniyle müştekinin bu eylem nedeniyle zarar gören sıfatı olup şikayet ve itiraz hakkı olduğundan, dolandırıcılık eylemi yönünden müşteki ... vekili Av. ... tarafından yapılan itirazın kabulü ile şüpheli ... 'nın ...'dan sahte bono ile mal almak suretiyle dolandırıcılık eylemi nedeniyle kamu davası açılmak üzere anılan kararın kaldırılmasına..." denilmek suretiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, şüphelinin üzerine atılı dolandırıcılık suçunun mağdurunun, tahrif edilmiş bononun verildiği ... olduğu ve atılı suçun bu kişiye karşı işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçtan zarar gören sıfatı bulunmayan bono keşidecisi ... adına vekilinin, şüpheli ... hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazının sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddi yerine, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2018 tarihli ve 2018/691 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!