WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3821 E.  ,  2024/6857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/75 Değişik iş
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
KARAR : İtirazın kabulü kararı
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/297 Esas, 2022/616 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki uyarlama yargılaması sonucunda, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ile 7394 sayılı Kanun uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/75 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.02.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5897 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61965 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61965 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun’un 359/a-1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan kurum lehine 2.725,00 Türk lirası vekâlet ücretine hükmedilmesine dair İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli ve 2017/627 esas, 2019/26 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 11/03/2019 tarihli ve 2019/2192 esas, 2019/1678 karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi ile getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi talebi üzerine, talebin kabulü ile yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 359/ek fıkra 2 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2022 tarihli ve 2022/297 esas, 2022/616 sayılı kararına karşı kurum vekilince vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile hüküm fıkrasına katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 9.200,00 Türk lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ibaresinin eklenmesine ilişkin mercii İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2023 tarihli ve 2023/75 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 esas 2019/3352 karar sayılı ilamında yer alan, " İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/02/2006 tarihli ve 11-12 sayılı kararında, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararda önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerektiğinin belirtilmesi karşısında, Mahkemesince ilk kararda hükmedilen miktar olan 2.725,00 Türk lirası vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönüyle kabulü yerine yazılı şekilde ve gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması başlıklı 168 inci maddesinde; "Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle: 16/6/2009-5904/35 md.) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir. Bu tarife Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır. Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükümleri yer almaktadır.
2. 02.01.2019 tarihli ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında; " (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2017/627 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT ye göre takdir edilen 2.725,00 TL nin sanıktan alınarak katılana verilmesine ilişkin hükmün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2019/2192 Esas, 2019/1678 Karar sayılı ilamı ile sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleşmesini müteakip, 7394 sayılı Kanun gereği yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/297 Esas, 2022/616 Karar sayılı kararı ile sanığın 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu hükme yönelik katılan vekili tarafından vekalet ücretine hükmolunmadığından bahisle itiraz edilmesi üzerine, merci İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/75 Değişik İş sayılı kararı ile "...CMK'nın 271/2. maddesi gereğince hüküm fıkrasına "katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ibaresinin eklenmesi..." suretiyle itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükümde, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla önceki hükümdeki vekâlet ücretinin aynen gösterilmesinin gerekmesi karşısında, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2023/75 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. Kararda yer alan, "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 9.200,00 TL " ibaresinin çıkartılarak yerine; "tahsilde tekerrür olmamak üzere ilk hükümde yer alan 2.725,00 TL" ibaresinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.