11. Ceza Dairesi 2023/3819 E. , 2024/5286 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/2836 Değişik iş
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2022 tarihli ve 2017/1271 Soruşturma, 2022/3028 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2836 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/1467 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61876 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61876 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayetinde özetle, müşteki ...'un ... Tarım Hayvancılık Gıda İnşaat Emlak Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisi ve ortağı olduğu, Antalya 2. Noterliğinin 01/02/2016 tarih ve 2044 yevmiye no ile onaylı belgede şirket hissedarı ... adına atılı imzanın sahte olduğu, ayrıca şirkete ait Genel Kurul karar defterinin 22/01/2016 tarihli, 2016/1 sayılı ve 29/01/2016 tarihli, 2016/2 sayılı kararların altındaki ...'a ait imzaların sahte olduğu iddia edilerek şikayetçi olunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerin üzerine atılı suçu işledikleri hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında, Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 18/01/2022 tarihli ve ANT-BLG-21-03314 sayılı rapora göre, inceleme konusu belgelerde müşteki adına atılı imzaların müştekinin elinden çıkmayıp hakiki imzaların model alınması suretiyle takliden sahte olarak atıldığının belirtilmesi, 22/01/2016 tarihli ve 2016/1 sayılı karar ile 29/01/2016 tarihli ve 2016/2 sayılı kararın altındaki müşteki ... ve şüpheli ... adına atılı imzaların aynı şahıs el ürünü olduğunun tespit edilmesi ve anılan soruşturma kapsamında henüz şüpheliler ... ve ...'ın ifadelerinin alınmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle şüphelilerin ayrıntılı ifadelerinin alınması, bahse konu belgelerin üzerindeki imza ve yazıların kime ait olduğunun tespitine yönelik olarak şüphelilere ait tatbike medar el yazısı ve imza örneklerini içerir belge asıllarının da bulundukları yerlerden getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... Tarım Hayvancılık Gıda İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait şirket karar defterinde yer alan 01.02.2016 tarihli ve 2016/02 sayılı hisse devrine ilişkin şirket kararında, genel kurul toplantı ve müzakere defterinde yer alan müdür atanması ve imza yetkisine ilişkin 22.01.2016 tarihli ve 2016/01 ile 29.01.2016 tarihli ve 2016/02 sayılı şirket kararlarında, şirket ortağı olan şikâyetçi ... adına atılan imzaların sahte olduğunun iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 18.01.2022 tarihli ve ANT-BLG-21-03314 sayılı uzmanlık raporuna göre, 22.01.2016 tarihli ve 2016/01 sayılı kararda yer alan şikâyetçi ... adına imza ile şüpheli ... adına atılı imzaların aynı el ürünü olduğunun belirlenmesi karşısında; şüpheliler ... ve ...'ın olayla ilgili olarak ifadelerine başvurulması, şüphelilerin imza ve yazı örnekleri temin edilerek, belgeler üzerindeki imzaların şüphelilerin eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu belgelerin "özel belge" niteliğinde olduğu ve sonradan noter tarafından onay işlemi yapılmasının belgelere resmi belge vasfı kazandırmayacağı hususu ile özel belgede sahtecilik suçunun oluşumu için sahte özel belgenin düzenlenmesi ya da gerçek bir özel belgenin değiştirilmesi yeterli olmayıp, suçun tamamlanması veya oluşması için zorunlu kurucu unsur olarak sahte özel belgenin hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması gerektiği de dikkate alınarak; somut olayda, suça konu belgelerin şüpheliler tarafından nerede ve ne şekilde kullanıldığının belirlenmesinden sonra, sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...17/02/2016 tarihli, 2016/03 karar nolu karara ait ıslak imzalı belgeye ulaşılamadığı, ulaşılan belgeler üzerinde yapılan kriminal incelemede menfi ya da müspet bir sonuç alınamadığı, belgede sahtecilik suçlarında asli delilin kriminal rapor olduğu, kriminal rapor dışında ikrar ya da tanık beyanı gibi delillerin yan delil mahiyetinde olduğu, bu delillere dayanarak hüküm kurmanın mümkün olmadığı, ulaşılamayan belgeye ulaşılması ya da şüpheliler hakkında yeni delil elde edilmesi halinde yeniden soruşturma işlemlerine başlanılmasının dosyanın zaman aşımı süresine kadar her zaman mümkün olduğu, bu nedenle yukarıda isimleri yazılı şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işledikleri hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği.." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2836 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!