11. Ceza Dairesi 2023/3818 E. , 2023/7115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1032 E., 2021/1204 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2020/1032 Esas, 2021/1204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın eski hale getirme talebi ve yasal süreden sonra yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi suretiyle usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/32915 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay ... Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61978 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay ... Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61978 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre; sanığın olay günü ... İli ... Bulvarında... sayılı plakaların takılı bulunduğu araçla seyir halinde olmasına karşın, kolluk görevlilerince yapılan kontrol esnasında... plaka sayılı araca ait tescil belgesini ibraz etmesi üzerine yapılan soruşturma esnasında, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 23/07/2020 tarihli uzmanlık raporuna göre, araçta takılı bulunan "..." şeklindeki harf ve rakam grubundan oluşan iki adet materyalin plakada bulunması gereken şekil şartlarını taşımadığı, ayrıca söz konusu materyallerde mühür de bulunmadığından iğfal kabiliyetini haiz olmadıkları anlaşılmakla; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 22/10/2015 tarihli ve 2015/7071 esas, 2015/30030 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, iğfal kabiliyeti olmayan dava konusu materyallerin araçta plaka yerine kullanılması halinde de resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Hükmü yer almaktadır.
3. Resmi belgede sahtecilik suçunda birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemektir. Bu seçimlik hareketle, resmi belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir. İkinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmektir. Bu seçimlik hareketle, esasında mevcut olan resmi belge üzerinde silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü seçimlik hareket ise sahte olarak düzenlenen ya da değiştirilen bu resmi belgeyi kullanmaktır.
4. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2019/8213 Esas, 2023/4024 Karar sayılı ilamında; "...suça konu plakalar ile ilgili İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 28.08.2014 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu sahte plakalarda herhangi bir soğuk mühür izlerinin bulunmadığının tespit edilmesi, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 18.07.1997 tarihli ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 30 uncu maddesine göre; tescil plakalarında, işlemi yapan tescil kuruluşu ile plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluşun mühürlerinin bulunmasının, anılan maddede 09.09.2011 tarihli ve 28049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 3 üncü maddesiyle yapılan değişiklikle de bu tarihten itibaren yalnızca tescil kuruluşunun mührünün bulunmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alınması, bu şekilde suça konu plakaların resmi belge niteliğini kazanabilmesi için üzerinde mührün varlığının zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur..." denilmektedir.
5. İncelenen dosya içeriğine göre; "... sanığın plakasız araca başka bir aracın plakasını takarak atılı suçu işlediğinin sabit olduğunun anlaşıldığı..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; soruşturma aşamasında alınan ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.07.2020 tarihli uzmanlık raporunda; "...... harf ve rakam grubundan oluşan 2 (iki) adet materyalin fiziki olarak yapılan incelenmesi neticesinde; söz konusu materyallere Trafik Tescil plakası görünümü verilmiş olduğu ve Araçların Satış Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 33. maddesindeki “Nitelik ve ölçüleri" ile 35. maddesindeki “Tescil plakaları zeminleri ile harf ve rakam gruplarının renkleri” bölümünde belirtilen şekli şartları (güvenlik unsurları, harf ve rakam yapıları vb.) taşımadığı görülmüştür. Bu itibarla “..." harf ve rakam grubundan oluşan 2 (iki) adet materyalin araçlarda plaka yerine kullanılması halinde sahte olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. AÇIKLAMA VE DEĞERLENDİRME; Trafik tescil plakası görünümü verilmiş İnceleme Konusu Bulgular bölümünde özellikleri belirtilen materyallerin şekli şartları taşımamasından ve üzerinde tescil plakalarında bulunması zorunlu olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna ait mühür bulunmadığından iğfal kabiliyetine haiz olmadıklarının..." belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır.
6. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay ... Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2020/1032 Esas, 2021/1204 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay ... Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!