11. Ceza Dairesi 2023/3813 E. , 2024/3574 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/4176 Değişik iş
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2022 tarihli ve 2022/60925 Soruşturma, 2022/39480 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Konya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/4176 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.10.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/33376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58116 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58116 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, şüphelilerin yetkilisi oldukları şirketin faaliyeti kapsamında Karatay ilçesi, Kalenderhane Mahallesi, 5598 ada ve 208 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yapımı konusunda anılan taşınmazın sahibi olan müştekilerle anlaşıp inşaatın %70'ini tamamladıkları, diğer taraftan şüpheli ...'in bu taşınmazın yakınlarında bulunan aynı mahalledeki başka bir taşınmaz için ise ... isimli kişi ile kat karşılığı inşaat yapımı konusunda anlaşıp, bu taşınmazın devrini ... isimli kişiden aldıkları vekaletname ile eşi olan şüpheli ... üzerine gerçekleştirdiği, akabinde ... isimli kişiden inşaat yapmak için devraldığı taşınmaza ilişkin bu durumu gizlemek suretiyle önceki inşaat henüz tamamlanmadan anılan taşınmaz üzerinde de kat karşılığı inşaat yapımı konusunda müştekileri aldatıp, şüpheli ...'in müştekilerden almış olduğu satış yetkisi içeren vekaletnameyi kullanarak eşi olan şüpheli ... üzerine kayıtlı durumdaki taşınmazı müştekilere devrettiği ve tüm bu süreçte şüphelilerin satış bedeli adı altında toplamda müştekilerden 272.000,00 Türk lirası haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca, atılı suçun şüpheliler tarafından işlendiğine dair yeterli delil olmadığından ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın inşaat sözleşmesinden kaynaklı hukuki ihtilaf niteliği taşıdığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müştekiler vekili tarafından sunulan 10/09/2022 tarihli şikayet dilekçesinde, şüpheli ...'in müştekilerle yaptığı sonraki kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın, yine kat karşılığı inşaat yapımı konusunda anlaşma sağladığı ...'dan kendi eşi olan diğer şüpheli ... adına devrini sağlamasını müteakip, bu hususu gizleyerek müştekilerden aldığı vekaletnameye istinaden aynı vaatle kendilerine satılmasını sağladığının iddia edilmesi ve aynı dilekçede şüpheliler haklarında ...'ya karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/308 esas sayılı dosyası nezdinde kamu davası açılması sonucunda anılan Mahkemenin 08/10/2015 tarihli ve 2014/308 esas, 2015/302 sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiğinin belirtilmesi karşısında; şüphelilerin ve şikâyet dilekçesinde isimleri bildirilen tanıkların ifadelerinin alınması, şikayet dilekçesinde müştekiler tarafından şüphelilere verilmek üzere Erhan Er isimli şahıs adına kayıtlı banka hesabına yapıldığı belirtilen ödemeye ilişkin banka dekontu ile buna ilişkin banka kayıtlarının ilgili bankadan temin edilmesi, yine şikayete konu taşınmaz satış bedeline mahsuben verildiği belirtilen müşteki ... adına kayıtlı dairenin ve şikayete konu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının getirtilmesi, şüpheliler haklarında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/308 esas, 2015/302 sayılı kararını kapsayan dosyanın ve tapu iptal davasına ilişkin Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/205 esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı suretlerinin dosya arasına alınması, bunların yanı sıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından, yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadeleri dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerin suç tarihinde...Emlak Otomotiv İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ortak ve yetkilileri olduklarının, daha önce şikâyetçilere ait olan ... Mahallesi 5598 Ada ve 208 Parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması amacıyla sözleşme imzaladıklarının ve bu inşaatın % 70'lik bölümünün tamamlandığı sırada şüphelilerden ...'in şikâyetçilere bu şekilde kendisine kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak suretiyle devredebilecekleri başka bir taşınmazı daha satın almalarını teklif ettiğinin, şüpheliye duydukları güven sebebiyle vekalet vererek ... Mahalle 19 M 4 Pafta 19836 Ada 10 parselde bulunan taşınmazı 270.000,00 TL bedel ve 2.000,00 TL de emlak komisyon ücreti ödeyerek satın aldıklarının, devamında bu taşınmaz için de şüpheli ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarının, inşaatın başlamasının geciktiğinin ve şüpheli ...'e tüm aramalara rağmen ulaşamadıklarının, bir süre sonra ...simli kişinin şikâyetçi ...'nun yanına gelmesi neticesinde, şüpheli ...'in ... ile kat karşılığı inşaat yapımı konusunda anlaşıp bu taşınmazın devrini ...'dan aldığı vekaletname ile eşi olan şüpheli ...'in üzerine gerçekleştirdiğini, akabinde inşaat yapmak için devraldığı taşınmaza dair bu durumu gizlemek suretiyle, önceki inşaat henüz tamamlanmadan anılan taşınmaz üzerinde de kat karşılığı inşaat yapımı konusunda şikâyetçileri aldatıp, şikâyetçilerden almış olduğu vekaletnameyi kullanarak eşi olan diğer şüpheli adına kayıtlı taşınmazı şikâyetçilere devrettiğini öğrendiklerinin ve tüm bu süreçte şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek satış bedeli adı altında şikâyetçilerden 272.000,00 TL haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin savunmalarının alınması, şirketin ortak/yönetici bilgilerini gösterir kayıtların Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilmesi, yine ...ya ait olup şikâyetçilere satılan taşınmaz ile bu taşınmaz bedeline mahsuben şikâyetçi ... tarafından şüphelinin isteği üzerine... isimli kişiye devredilen ... Mahallesi 5598 Ada ve 208 Parselde bulunan 1. Kat 2 No'lu bağımsız bölümün devrine yönelik tüm bilgi ve belgelerin ilgili Tapu Müdürlüğünden temin edilmesi, şikâyetçiler tarafından şüphelilere verilmek üzere ... isimli kişi adına kayıtlı banka hesabına yapıldığı belirtilen ödemeye ilişkin banka dekontu ile buna ilişkin banka kayıtlarının getirtilmesi, şikâyet dilekçesinde belirtilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/205 Esas ve Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/308 Esas sayılı dosyalarının getirtilerek incelemesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturmalar bulunup bulunmadığının araştırılması,..... ... ve ...nün tanık olarak beyanlarına başvurulmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...Her ne kadar şüpheliler hakkında atılı suçtan soruşturma başlatılmış ise de; şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair haklarında kamu davasını açılmasını gerektirir nitelik ve yeterlikte müştekinin soyut iddiasından başka, somut, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, ayrıca bahse konu olayın taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı anlaşmazlık niteliğinde olduğu ve hukuki ihtilaf arz ettiği, çözüm yerinin ise hukuk mahkemeleri olduğu, bu açıdan da olayda kamu adına takibi gerektirir bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Konya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/4176 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!