WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3811 E.  ,  2024/4940 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2019/4358 Değişik iş
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.06.2019 tarihli ve 2017/8114 Soruşturma, 2019/3537 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/4358 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.10.2019'da kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/10236 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60839 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60839 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin şikayet dilekçesinde; müştekilerin sahibi olduğu Kırıkkale ili ... 2116 ada 18 parsel sayılı taşınmaz için arsa payı karşılığı inşaat yaptırmak amacı ile şüpheli ...'a vekalet verdiklerini, noter ve çalışanların şüpheliler ile birlikte çalıştıklarını, şüpheli ...'ın müştekilerden aldığı vekaletle diğer şüpheli ...'a aynı noterde 3780 yevmiye numarası ile inşaat yapım ve satış vaadi sözleşmesi yaptığını, bu durumdan müştekilerin haberinin olmadığını, ...'un inşaat işine başlamadığını, taşınmazı 17/12/2015 tarihinde Şekerbank T.A.Ş'ye 550.000,00 TL karşılığında ipotek verdiğini, bu ipoteğe bağlı olarak kredi kullandığını, ...'un 18/01/2016 tarihinde oğlu ...'a 165.000,00 TL karşılığında arsayı sattığını, ... ve ...'un bahsi geçen gayrimenkulü 5 ay sonra yani 16/05/2016 tarihinde Şekerbank'a ipotekli olarak 165.000,00 TL karşılığında sattığını, müştekilerin Kırıkkale Belediyesine gittiklerini gayrimenkul üzerinde hiçbir işlem yapılmadığını, inşaat ruhsatının dahi alınmadığını öğrendiklerini, bunun üzerine ilgili Tapu sicil müdürlüğüne gittiklerinde Şekerbank T.A.Ş adına satıldığının öğrenildiğini ifade etmesi üzerine başlatılan soruşturma sonunda; olayın alacak verecek ilişkisine dayalı hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki beyanları, şüpheli beyanları, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, inşaat yapma vaadiyle şüphelileri kandırarak haksız menfaat temin eden şüpheliler hakkında üzerilerine atılı suçtan kamu davası açılması için yeterli delil ve şüphe elde edildiği anlaşılmakla; delillerin ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ... ile şikâyetçiler arasında Kırıkkale İli ... İlçesi ... Mahallesi 2116 Ada 18 Parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşaat yapımı hususunda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmasının kararlaştırıldığının, bu amaçla notere giden şikâyetçilerin, noter katibi olarak görev yapan şüpheli ...'in yanlış yönlendirmesiyle düzenlenen Kırıkkale 1. Noterliğinin 18.06.2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletnamesi ile şüpheli ...'a satış yetkisi içeren vekâlet verdiklerinin, bu vekâletnameye istinaden de şüphelinin diğer şüpheli ... ile şikâyetçilerin bilgi ve rızaları dışında ilk olarak Kırıkkale 1. Noterliğinin 19.06.2015 tarihli ve 3780 yevmiye sayılı taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini yaptığının, 28.09.2015 tarihinde aynı yevmiye numarası üzerinden önceki sözleşmenin ilk sayfası ve tarihi değiştirilerek ve şikâyetçi ...'nın ismi eklenerek ikinci bir taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığının, müteahhit olan şüphelilerin bu tarihten sonra inşaata başlamadıkları ve taşınmazın 19.06.2015 tarihinde şüpheli ... tarafından şikâyetçilere vekâleten şüpheli ...'a satıldığının, bu taşınmaz ipotek gösterilerek Şekerbank T.A.Ş.'den 550.000,00 TL kredi kullanıldığının, devamında taşınmazın 18.01.2016 tarihinde ... tarafından oğlu olan şüpheli ...'a, 16.05.2016 tarihinde de Şekerbank T.A.Ş.'ye satıldığının, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek inşaat yapma vaadiyle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; ... Halı Mobilya Paz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin suç tarihindeki ortak ve yetkililerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle tespit edilmesi ve şüpheliler ... ile ...'un şirketteki konumlarının tespit edilmesi, suça konu Kırıkkale 1. Noterliğinin 18.06.2015 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesi, 19.06.2015 tarihli ve 3780 yevmiye sayılı taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile 28.09.2015 tarihli olup aynı yevmiye numarasını taşıdığı belirtilen diğer taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi asıllarının ilgili noterlikten temin edilmesi, 19.06.2015 ve 28.09.2015 tarihli sözleşmeler karşılaştırılarak aynı yevmiye sırasında kayıtlı iki ayrı tarihli sözleşme olup olmadığının ve sözleşmelerde içerik itibarıyla farklılık bulunup bulunmadığının ortaya konulması, şüphelilerin benzer eylemleri nedeniyle haklarında başkaca soruşturma dosyaları olup olmadığının araştırılması, suça konu taşınmaza ilişkin taraflar arasındaki hukuk/icra dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre şüphelilerin eylemlerinin, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, güveni kötüye kullanma, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçlarına vücut verip vermeyeceği yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...Müştekilerin şikayetinin konusu olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, mülkiyetin devrinin geçerli olup olmadığı sebepleriyle alacak verecek meselesine ilişkin şikayetin hukuki ihtilaf kapsamında olduğu, ortada borçlar hukukuna ilişkin hukuki bir mesele bulunduğu, şüphelilerin bahse konu arsayı kendilerine iade edeceklerini beyan ettiği, şüphelilerin dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerinin tespit edilemediği, usulüne uygun vekaletnameler ile vekaletnameler kapsamında işlemler yapıldığı, güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının da somut olayda bulunmadığı, bu nedenle müştekilerin şikayet konusunun suç unsuru içermemiş olması ve hukuku ihtilaf niteliğindeki mesele olması..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/4358 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2024 tarihinde karar verildi.