11. Ceza Dairesi 2023/3810 E. , 2024/3039 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/954 Değişik iş
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.02.2021 tarihli ve 2020/47658 Soruşturma, 2021/3592 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii...3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.03.2021 tarihli ve 2021/954 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.03.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/32439 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60949 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60949 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikâyetinde özetle, yurt dışında yaşayan müvekkilinin, yüklenici firma ... Yap. Malz. İnş. Tah. Tur. Emlak San. Tic. Ltd. Şti. Firma yetkilisi şüpheli ... ile ... Mah. 517 Pafta 3229 ada 32 parsel numarasında kayıtlı 945 m2 yeşil alan karşılığında, 517 pafta, 3229 ada, 32 parsel üzerinde yapılacak olan binadan 4. kat 11 numaralı güney cepheli daire ile 8. kat 22 numaralı güney cepheli daire verilmek şartıyla 16/05/2012 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşme ile birlikte ...'a tüm devir işlemlerinin yapılması için vekaletname verdiğini, bir müddet sonra yurt dışı dönüşü şüpheli ...'ın sözleşme konusu daireleri başkasına satmak zorunda kaldığını söylemesi üzerine, bu daireler karşılığında tapuyu hemen verebileceğini söyleyerek değeri daha düşük olan...ili, ... İlçesi, ... Mah. K35D01B3D pafta, 8399 ada, 1 parsel üzerinde kayıtlı bulunan 1. kat 2 numaralı bağımsız bölümü müvekkiline, 3. kat 5 nolu bağımsız bölümü ise müvekkilin eşi Hayriye Kişi adına verme teklifini kabul ettiğini, ancak devir işlemleri yapıldıktan sonra yeniden yurda döndüğünde şüpheli ...'ın kendisine şirket adına kayıtlı olan ipotekli gayrimenkulleri devrettiğini, alacaklı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle satış işlemleri için icra takibi başlattığını öğrendiğini, bu şekilde yaşının ileri olmasından faydalanan şüphelinin, diğer şüpheli ile birlikte hile ile dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarını işlediğini iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, söz konusu işlemlerin taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle, şüpheli ...'ın ifadesi alınmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde, şüphelilerin aynı şekilde mağdur ettiği pek çok kişi olduğunu iddia etmesi karşısında, şüpheliler haklarında aynı konuda başkaca soruşturma dosyaları ile haklarında açılmış hukuk davaları bulunup bulunmadığının araştırılmasını, varsa ilgili dosyaların da getirtilerek incelenmesini, ayrıca şüpheli ... veya şirketi ile mağdurlar arasında yapılan sözleşmeler ve şikâyete konu taşınmazların tapu kayıtlarının temini ile iddia edilen alacaklı bankanın ipoteğin para çevrilmesi suretiyle satış işlemleri için başlattığı icra takibine ait icra dosyasının getirtilerek incelenmesini ve şüpheli ...'ın da bu hususlarda ifadesinin alınmasını müteakip, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli ...'ın yetkilisi olduğu ... Yap. Malz. İnş. Taah. Tur. Emlak San. Tic. Ltd. Şti. Şirketi ile yurt dışında yaşayan şikâyetçi arasında 16.05.2012 tarihinde, şikâyetçiye ait...İli ... İlçesi ...Parsel numarasında kayıtlı arazi karşılığında, bu yer üzerine yapılacak binadan 4. Kat 11 numaralı ve 8. Kat 22 numaralı bağımsız bölümlerin devrine yönelik kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığının, şikâyetçinin devir işlemlerinin tamamlanması amacıyla şüpheli ...'a vekalet verdiğinin, bir süre sonra şüphelinin daireleri başkasına sattığından bahisle şikâyetçiye değeri daha düşük olan başka daireler vermeyi önerdiğinin, şikâyetçinin kabul etmesi üzerine...İli ... İlçesi ... Mahallesi K35D01B3D Pafta 839 Ada 1 Parsel üzerinde kayıtlı bulunan 1. Kat 2 numaralı bağımsız bölüm ile 3. Kat 5 numaralı bağımsız bölümün şikâyetçi ve eşi adına vekaleten şüpheli ... tarafından devralındığının, devamında taşınmazlar üzerinde şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin borçlarından kaynaklı olarak 370.000,00 TL bedelli ipotek olduğunun ve borcun ödenmemesi üzerine satış işlemlerinin başlatıldığının öğrenildiğinin, şüphelilerin devir öncesinde ve sonrasında taşınmazlar üzerinde ipotek olduğu hususunda hiçbir bilgi vermediklerinin, şüpheli ...'ın talep ve ısrarı üzerine işlemlerin vekaleten yapılması nedeniyle şikâyetçi ve eşinin tapu müdürlüğüne bizzat gitmemelerinden dolayı bu ipoteklerden haberdar olmadıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'ın ifadesinin alınması, şikâyetçinin akrabası olan ve tapu senetlerinin verildiği sırada şikâyetçi ve eşinin yanında bulunduğu bildirilen...ın tanık olarak bilgisine başvurulması, şikâyetçi vekili tarafından şüpheliler hakkında başkaca soruşturma dosyaları bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle, şüphelilerin benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılması, taraflar arasındaki hukuk/icra dosyaları ile ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle satış işlemlerinin başlatıldığı icra dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...söz konusu işlemlerin 2012 yılından beri devam eden ve taraflar arasında kalan hukuki mahiyetli işlemler olduğu, tarafların söz konusu ihtilafları hukuk mahkemeleri ve icra kanalı ile halledebilecekleri, ayrıca her ne kadar işlemlerin vekaletle yapıldığı belirtilmiş ise de aradan geçen süre ve tapu kayıtlarının açık olduğu dikkate alındığında dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının bu yönüyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2....3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.03.2021 tarihli ve 2021/954 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!