11. Ceza Dairesi 2023/3792 E. , 2023/6435 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/86 Değişik İş
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi kararı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4237 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, şüphelinin tutuklanmasına dair Bartın Sulh Ceza Hakimliğinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/149 Sorgu sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.07.2022 tarihli ve 2022/86 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 ... maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.07.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/30982 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60919 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60919 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Anılan soruşturma dosyasına ilişkin olarak Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2022 tarihli ve 2022/4237 soruşturma, 2022/2029 esas, 2022/227 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/378 esasına kayden derdest olduğu cihetle onaylı dosya üzerinden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, şüpheli müdafiinin 27/07/2022 tarihli dilekçesi ile özetle, şüphelinin tutuklanmasına dair Bartın Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/07/2022 tarihli ve 2022/149 sorgu sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine yönelik incelemenin ağır ceza mahkemesi başkanı tarafından yapılması gerektiği halde asliye ceza mahkemesi tarafından yapıldığı ve 2022/149 sorgu sayılı tutuklama kararını veren hakim ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/07/2022 tarihli ve 2022/86 değişik iş sayılı kararını veren hakimin aynı olduğundan bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu anlaşılmakla,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268/3-b maddesinde yer alan, "Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hallerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh Ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir." şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/09/2007 tarihli ve 2007/13374 esas, 2007/11682 sayılı ilâmında yer alan, " ... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununu'nun 268. maddesinde, hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itirazın süresi içerisinde kararı veren mercie yapılacağı, kararına itiraz edilen hâkim veya mahkemenin itirazı yerinde görüldüğü takdirde kararını düzelteceği, yerinde görmediği takdirde en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili olan mercie göndereceği, Sulh ceza işleri, Asliye Ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza işlerini gören mahkeme başkanına ait olduğunun belirtilmesi karşısında; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 23.01.2001 gün ve 44 sayılı kararı ile müstemirren (ANKARA) 11.Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi olarak yetkilendirilen hâkim tarafından verilen söz konusu (ANKARA) 9.Sulh Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan itirazı inceleme yetkisinin görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden ... 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasası’nın 309.maddesinin 4.fıkrasının (a)bendi uyarınca BOZULMASINA ..." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında,
Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturma esnasında, anılan Başsavcılığın talebi üzerine Bartın Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/07/2022 tarihli ve 2022/149 sorgu sayılı kararı ile şüpheli hakkında tutuklama kararı verildiği, bahse konu karara yönelik yapılan itirazın Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesince değerlendirildiği anlaşılmış ise de, Bartın Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/07/2022 tarihli tutuklama kararının, Bartın 3. Asliye Ceza Mahkemesi müstemir yetkili hâkimi olarak görev yapan ... Alcı (Sicil no:233705) tarafından verildiğinin anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında Bartın Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen tutuklama kararına karşı yapılan itiraza ilişkin değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “İtiraz usulü ve inceleme mercileri” başlıklı 268 ... maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi;
“b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri” başlıklı 104 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.
(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Bu kararlara itiraz edilebilir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Tutukluluğun incelenmesi” başlıklı 108 ... maddesinin üçüncü fıkrasında; "(3) Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re'sen karar verir." denilmektedir.
4. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini de açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmiş olacaktır.
5. Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri ise, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrıma tabi tutularak 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre bozma nedenleri; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, yeniden yargılama yapılması yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir. Aynı Kanun'un dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ilgili ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip gereken karar doğrudan ilgili daire tarafından verilecektir.
6. Görüldüğü üzere, bir karar veya hükmün hangi hallerde kanun yararına bozulabileceği, kanun yararına bozma kararının ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılamayacağı, hangi hallerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir. Kanun yararına bozma, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlıdır. Bununla birlikte, kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için, hakimlerin veya mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması ve hukuka aykırılığın başka bir yol ile giderilmesinin mümkün bulunmaması gerekmektedir.
7. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/4237 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, şüphelinin tutuklanmasına dair Bartın Sulh Ceza Hakimliğinin 07.07.2022 tarihli ve 2022/149 Sorgu sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.07.2022 tarihli ve 2022/86 Değişik İş sayılı kararının aynı hakim tarafından değerlendirildiği anlaşılmış ise de, soruşturma aşamasında farklı hakimler tarafından tutukluluk hali gözden geçirildiği gibi, sanık hakkında Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2022 tarihli ve 2022/2029 Esas sayılı iddianamesi ile Bartın Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Mahkemenin 2022/378 Esas sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 12.12.2022 tarihli tensip zaptında, sanık ...'ın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma günü belirlendiği, sanık hakkındaki yargılamanın devam ettiği ve sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine Mahkemece re'sen veya istem üzerine her zaman karar verilebileceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!