11. Ceza Dairesi 2023/3779 E. , 2024/3038 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/635 Değişik iş
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kdz. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2022 tarihli ve 2022/110 Soruşturma, 2022/921 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii...Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/635 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/25659 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61299 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61299 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin, satın almış olduğu ticari taksinin borcunun bir kısmı karşılığında şüpheli ...'a senet verdiği, bilahare senet borcunu elden para ve araba devri yaparak ödemesi üzerine şüpheliden imza kısmı yırtılarak senedini aldığı, ancak aynı senedin şüpheli tarafından şüpheli ...'a ciro edildiği ve bu kişi tarafından müşteki hakkında...2. İcra Müdürlüğünün 2021/3980 esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı, yapılan araştırma sonucu, esasen müştekiye verilerek yırtılan senedin asıl senedin renkli fotokopisi olduğu, asıl senedin ise müşteki aleyhine icra takibine konu edilen senet olduğu, müştekinin senet borcu olmamasına rağmen icraya verildiği iddiasıyla şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, bedelsiz senedi icraya koyma suçunun oluşabilmesi için borcun ödendiğine ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca ispatlanmasının gerektiği, müştekinin ise isnat ettiği eylemler yönünden borcun ödenmesine ilişkin tanık beyanına dayandığı, yazılı delil sunmadığı, bu kapsamda atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 08/06/2020 tarihli ve 2017/31201 esas, 2020/5056 karar sayılı ilâmında yer alan "Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının net bir şekilde tespit edilebilmesi amacıyla, taraflar arasındaki bahse konu...2. İcra Müdürlüğünün 2021/3980 esas nolu icra takip dosyasının ve olayın aydınlatılmasına yarar, anılan borca ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya temin edilmesi, senedin denetime olanak verecek biçimde dosya içerisine alınması ve incelenerek gerekirse bilirkişi raporu da aldırılması ve sonrasında şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borç nedeniyle şüphelilerden ...'ın alacaklısı olduğu 16.01.2020 keşide ve 30.01.2020 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli bonoyu düzenleyerek şüpheliye verdikten bir süre sonra borcun tamamını ödeyerek imza kısmı şüpheli tarafından yırtılmış şekilde geri aldığının, devamında şüphelilerden ...'ın bedelsiz kalmış bu bonoya istinaden...2. İcra Müdürlüğünün 2021/3980 sayılı dosyası üzerinden aleyhine icra takibinde bulunması üzerine, şüpheli ... tarafından kendisine verilen bononun renkli fotokopi olduğunu, bono aslının cirolanarak diğer şüpheli tarafından icra takibine konu edildiğini öğrendiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüphelilerin, şikâyetçinin ve bir kısım tanıkların ifadelerine başvurulduğu, şüphelilerin suça konu bonodan kaynaklanan borcun ödenmediğini ileri sürmelerine karşın, tanıkların şikâyetçi tarafından borcun ödendiğini beyan etmeleri karşısında;...2. İcra Müdürlüğünün 2021/3980 sayılı dosyası ile suça konu bonodan kaynaklanan varsa tespit edilebilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçinin şüpheli ...'dan geri aldığını söylediği 50.000,00 TL bedelli diğer bononun akıbetinin araştırılması, şüphelilerden de sorulmak suretiyle varsa aralarındaki ticari ilişkiye dair bilgi ve belgelerin dosyaya konulmasından sonra, sonucuna göre eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, "..şüphelilerin üzerilerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunun sübutu için bir şekilde ödemesi gerçekleştirilen senedin tedavüle sokulması gerektiği, dosya kapsamında müştekinin senet bedelini ödediğine dair tanık beyanlarının bulunduğu, ancak mezkur suçun sübutu için senetten kaynaklanan borcun ödendiği hususunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca ispatlanmasının gerektiği, müştekinin 200.000 TL değerindeki senet kaynaklı borcu ödediğine ilişkin sadece tanık beyanına dayandığı, bu nedenle atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2....Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/635 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!