WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3777 E.  ,  2024/4076 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/3568 Değişik iş
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2022 tarihli ve 2021/54692 Soruşturma, 2022/17949 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.08.2022 tarihli ve 2022/3568 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.08.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/28098 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61313 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61313 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Müştekinin şikayetinde ayrıca suça konu abonelikleri vekaleten yaptığı iddia edilen Avukat ...'dan da şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, her ne kadar şikayet olunan avukat hakkında yapılmış veya tefrik edilmiş bir soruşturma evrakı görülmemiş ise de; benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 27/03/2018 tarihli ve 2017/6844 esas, 2018/ 4309 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin iddiası doğrultusunda, şikayet olunanın eylemlerinin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, ayrı bir soruşturma evrakı üzerinden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.'' şeklindeki düzenlemeye istinaden adı geçen yönünden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderildikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilebileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin üzerine kayıtlı taşınmazına ilişkin olarak, eski kayıt maliki ...'un vekili vasıtasıyla eski tapu senedi kullanmak suretiyle, 2021 yılanda elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini kendi üzerine tesis ettirdiği ve bu durumu da hukuk davasında delil olarak kullandığı iddiasıyla başlatılan soruşturma neticesinde, abonelik sözleşmelerinin 2004 yılında yapıldığı ve 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde belirttiği, 2021 yılında yapılan aboneliklere ilişkin belgelerin getirtilip şikayete konu aboneliklerin sahte belge kullanılarak tesis edilip edilmediğinin tespit edilmesinden sonra şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi amacıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar
verebilecektir.

6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası; "Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.
7. Özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için sahte olarak düzenlenen belge aslının ya da aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış suretinin kullanılması ve suç tarihinin de buna göre tespit edilmesi gerekmektedir.
8. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyet olunan avukat hakkında 1136 sayılı Kanun'un 58 inci ve 59 uncu maddeleri uyarınca gereğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi mümkün görülerek yapılan incelemede; şikâyetçinin 14.08.2014 tarihinde şüpheli ...'tan taşınmazı satın almasına karşın, şüpheli ... ve onun adına vekâletname ile iş gören ...'in, bu taşınmaza yönelik Aski, Enerjisa ve Aksa Doğalgaz kurumlarına eski tapu senedi ya da sahte kira sözleşmesi sunmak suretiyle tesis ettikleri abonelik sözleşmelerini aralarında görülmekte olan diğer davalarda kullanmak suretiyle atılı suçları işlediklerinin iddia olunması karşısında, özel belgede sahtecilik suçunda suç tarihinin belgenin kullanıldığı tarih olduğu gözetilerek, tapu kayıtlarının incelenmesi, dilekçede belirtilen 2021 tarihli abonelik sözleşmelerinin getirtilmesi, hangi belgelerle abonelik sözleşmeleri düzenlendiğinin belirlenerek bu belgelerin sahte olup olmadığının araştırılması, neticesine göre 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen suçun oluşup oluşmayacağının tartışılması, Adana 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/64 Esas, 2021/340 Esas, Adana 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/28 Esas, Adana 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/389 Esas, Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/195 Esas ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/29370 Soruşturma sayılı dosyalarının incelenmesi, şikâyete konu belgelerin kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken; "...söz konusu abonelik sözleşmelerinin ASKİ Genel Müdürlüğü ile 12/11/2004 tarihinde, Enerjisa Toroslar Elektrik Perakende Satış A.Ş ile yapılan sözleşmenin ise 12/11/2004 ttarihinde yapıldığı, suç tarihinin sözleşmenin düzenlenme tarihi olan 12/11/2004 tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 66. maddede düzenlenen hüküm uyarınca dosyaya konu suçun 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, dosya kapsamında zamanaşımını kesen sebeplerden hiçbirin bulunmadığı, dolayısıyla sürenin 12/11/2012 tarihinde dolduğu, bu suretle olayla ilgili dava zamanaşımı süresi dolduğundan soruşturma imkanının bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.08.2022 tarihli ve 2022/3568 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.