WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3775 E.  ,  2024/4575 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/4339 Değişik iş
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2022 tarihli ve 2022/36238 Soruşturma, 2022/27834 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/4339 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/33500 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61519 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61519 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda şüpheli ...tarafından müşteki Suat Yenice ve müştekinin kardeşi olan ... aleyhine Ankara 18. İcra Dairesinin 201/21376 sayılı dosyadan takip başlattığı, ancak müştekinin herhangi bir şekilde borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiği, bunun üzerine şüpheli ...tarafından müşteki aleyhine Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/170 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığı, dava ile borca dayanak olarak fotokopi şeklinde vekillik ve emanet sözleşmelerini sunduğu, ancak şüpheli ...ile müşteki arasında sadece yediemin sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme üzerinde tahrifat yapılarak dava dosyasına sunulan iki ayrı sözleşme oluşturulduğu, dava dosyasına sunulan sözleşmeleri de diğer şüpheli ...'nın Türkçe diline kasıtlı olarak yanlış çevirdiği, fotokopi şeklinde sunulan sözleşmeler esas alınarak bahse konu icra takibinin diğer borçlusu olan ...'nin davalı olduğu Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/673 esas, 2019/492 sayılı kararında esas alındığı, birçok kez sözleşme asıllarının dosyaya sunulması istenilmiş ise de sözleşme asıllarının sunulmadığı biçiminde iddia edilen olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı aldatıcılık niteliğinin bulunmadığından atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müştekinin de taraf olduğu Ankara 18. İcra Dairesinin 201/21376 sayılı takip, Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/170 esas ve Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/673 esas sayılı dosya asıllarının getirtilip incelenmesi, şüphelilerin olaya ilişkin ifadelerinin alınması, müştekiye para transferi olup olmadığının araştırılması ile şüpheli ...ve müştekinin hesap hareketlerinin incelenmesi, vekillik sözleşmesi içeriğinde yer alan taşınmazların maliklerinin araştırılması, sözleşme asıllarının araştırılması ile yazı imza incelemesi yaptırılması, tanık beyanlarının alınması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ... ile şikâyetçi arasında Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/170 Esas sayılı dosyası, yine şüpheli ve şikâyetçinin kardeşi olan ... arasında Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/673 Esas sayılı dosyası üzerinden devam eden itirazın iptali davalarına delil olmak üzere ibraz edilen 10.06.2013 tarihli Almanca dilinden Türkçeye çevirisi diğer şüpheli ... tarafından yapılan sözleşmelerin ilk sayfalarının sahte olduğunun, tek bir sözleşme olarak imzalanan sözleşmenin birinci sayfaları değiştirilerek sanki iki farklı sözleşme gibi hazırlanıp ibraz edildiğinin, çeviri yapılırken de metnin özellikle yanlış çevrildiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/170 Esas sayılı, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/673 Esas sayılı ve Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2017/21376 sayılı dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, suça konu belge asıllarının bu dava/icra dosyalarına ibraz edilip edilmediği araştırılarak temin edilmeleri halinde dosyaya celp edilmesi, belirtilen dosyalar arasında belge asıllarına ulaşılamaması halinde, şüphelilerden veya avukatlarından sorulmak suretiyle teminine çalışılması, sözleşmenin şikâyetçide kalan nüshasının getirtilerek dosyaya eklenmesi, her iki taraftan da sözleşme asıllarının temin edilmesi halinde yeminli bir tercüman aracılığıyla çevirileri yaptırılarak aynı sözleşme olup olmadıkları, Mahkemeye sunulan nüshalarda sözleşmeden kaynaklanan hukuki hakları etkileyecek şekilde çeviri hataları bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve şüphelilerin savunmalarının da alınmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; "...onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yeteneğinin bulunmadığı, bir belgenin fotokopisinin kullanılmasının sahtecilik suçunu oluşturmayacağı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 24.03.2022 tarihli ve 2022/4339 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.