WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3774 E.  ,  2024/4916 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/821 Değişik iş
SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2021 tarihli ve 2020/175924 Soruşturma, 2021/122478 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.05.2022 tarihli ve 2022/821 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.05.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1014 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58397 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58397 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, somut olayda, müştekilerin kentsel dönüşüm kapsamında bulunan İstanbul İli, ... İlçesi ... Mahallesi, 6/6 pafta, 8363 parselde bulunan gayrimenkul ile ilgili şüpheliler ile noterden yaptıkları sözleşme ile söz konusu gayrimenkulün yıkılıp yerine yeni bina yapılması konusunda anlaşmaya vardıkları ancak şüphelilerin inşaata başlamadığı ve olaya konu yeri 3. kişilere devrettikleri, müştekileri dolandırdıkları iddiası ile müşteki vekilinin verdiği şikayet dilekçesiyle başlatılan soruşturma sonunda, anılan savcılık tarafından soruşturma konusu olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; söz konusu gayrimenkulde kat maliklerinin bilgisine başvurularak inşaata başlanıp başlanmadığı konusunda kapsamlı beyanlarının alınması, şüphelilerin inşaata başlamamasına karşın kendi paylarına düşen hisseyi satıp satmadıklarının tespiti, ilgili Belediyeden inşaat ruhsatının bulunup bulunmadığı veya inşaat için başvuru yapılıp yapılmadığının, yapılmış bir inşaat var ise hangi aşamada olduğunun sorulması, şüpheliler haklarında benzer şekilde dolandırıcılık suçlarından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, haklarında açılmış kamu davası olup olmadığının da araştırılması suretiyle toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelilerin kasıtlarının belirlenmesi ile değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden; soruşturmanın genişletilmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi 6/6 pafta 8363 nolu parsel üzerinde bulunan taşınmazın malikleri olan şikâyetçilerin, kentsel dönüşüm yasası çerçevesinde taşınmazın yıkılıp yeniden yapılması için şüpheli ...'ın şirketi olan ... Kentsel Dönüşüm Yapı İnş. San. Tic. Ltd.Şti. ile anlaşmaya vardıklarının, bu kapsamda şikâyetçiler ile anılan şirket arasında 16.07.2018 tarihinde noterden taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğinin, sözleşme uyarınca belirli bir süre içerisinde inşaatın bitirileceğinin, öncesinde ise bir kısım hisselerin şirkete devrinin yapılacağının kararlaştırıldığının, buna mukabil inşaata henüz ruhsat başvurusu dahi yapılmadan, şüphelinin almış olduğu bu hisseleri ... ve ... isimli kişilere devrettiğinin, şirket yetkilisi arandığında ulaşılamadığının, adresini de terk ettiğinin, şüphelinin baştan itibaren inşaatı yapma niyetinin bulunmadığının iddia olunması, şüpheli ...'ın alınan ifadesinde; söz konusu şirketi 14.03.2019 tarihinde devraldığını, noter işlemi ya da tapuda herhangi bir devir yapmadığını, bununla birlikte şirketi devraldığında inşaata başlamak istediğini ancak mirasçılar arasında anlaşmazlık olması nedeniyle şikâyetçilerin yeğenleri olan ... ve ... isimli kişiler tarafından tehdit edilerek inşaat alanına girmesinin engellendiği söylemesi ile dosyada sureti mevcut taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi incelendiğinde, ... Kentsel Dönüşüm Yapı İnş. San. Tic. Ltd.Şti yetkilisi olarak ...'ın isminin bulunduğunun anlaşılması karşısında; ticaret sicil kayıtları getirtilerek ... Kentsel Dönüşüm Yapı İnş. San. Tic. Ltd.Şti.'nin kurulduğu tarihten bu güne tüm yetkili ve ortaklarının tespit edilmesi, ...'ın ifadesinin alınması, şikâyetçilerin beyanları alınarak bu süreçte kiminle muhatap olduklarının ortaya konulması, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin aslı ya da onaylı suretinin getirtilerek kim tarafından imzalandığının belirlenmesi, ... ve ... isimli kişilerin beyanlarına başvurulması, tapu kayıtları getirtilerek herhangi bir devir işlemi yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise kim tarafından hangi tarihte ve kim ya da kimlere yapıldığının araştırılması, şüphelinin ifadesinde geçen ... ve ... isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile savunma doğrultusunda araştırma yapılması, inşaata başlanıp başlanmadığının, başlanmış ise hangi aşamada olduğunun belirlenmesi, inşaat için herhangi bir ruhsat başvurusu bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulması, hukuk mahkemesinde görülen dava dosyası incelenerek, bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda atılı suçun unsurlarının bulunup bulunmadığının, şüpheli ya da şüphelilerin baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla ve iştirak halinde hareket edip etmediklerinin takdir ve tayini gerekirken; "...müştekiler ile şüpheli arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, şüphelinin kimlik bilgileri belli bir şahıs olduğu ve söz konusu sözleşmeleri de kendi adına yaptığı, müştekilerin ödedikleri paraların iadesi ya da taşınmazın teslimi için sözleşme kapsamında varsa elindeki belgelerle hukuk mahkemelerine başvuruda bulunabilecekleri, şüphelinin müştekiler ile sözleşme imzaladığını da doğruladığı, ayrıca olayımızda dolandırıcılık suçunun unsurlarını taşıyan, müştekilerin denetim olanağını ortadan kaldıracak nitelikte herhangi bir nitelikli yalandan da söz edilemeyeceği ve bu kapsamda söz konusu suçun unsurlarının oluşmadığı gibi şüphelinin baştan itibaren söz konusu inşaatı yapmama niyeti olduğuna ve müştekileri dolandırma kastı bulunduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.05.2022 tarihli ve 2022/821 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.04.2024 tarihinde karar verildi.