WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3769 E.  ,  2023/7114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/39 E., 2020/358 K.
SUÇ : Çocuğun soybağını değiştirme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Gaziantep 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/39 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararı ile sanık Ali Rıza Güllü hakkında çocuğun soybağını değiştirme
suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle, sanık ... hakkında aynı suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3968 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61534 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61534 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Her ne kadar anılan kararda suç tarihi 10/11/2017 tarihi olarak belirtilmiş ise de, çocuğun soybağını değiştirme suçunun çocuğun nüfusa tescili ile işlendiği, bu doğrultuda somut olayda mağdur...'nün nüfus kaydına göre nüfusa tescil edildiği 02/12/2008 tarihinin suç tarihi olduğu gözetilerek yapılan incelemede,
Sanıklara yüklenen çocuğun soy bağının değiştirilmesi suçunun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesine göre asli zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, dava konusu olayda suç tarihinin 02/12/2008, şüphelilerin ifadelerinin ilk alındığı tarihin ise 19/07/2019 tarihi olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince yapılan incelemede zamanaşımını kesen neden bulunmadığı anlaşılmakla, anılan Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, şüphelilerin Gaziantep Cumhuriyet Başsavlığınca savunmalarının alındığı tarihe kadar gerçekleştiği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2-37 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamında; "...hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması hâlinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan kanun yolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluyla denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hâkim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, temyiz ve kanun yararına bozma yollarının gerek başvuru koşulları gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir. Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 487-151 sayılı kararında; ...mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair kararının isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış ise de henüz hukuki varlık kazanmayan bir hükmü, ancak kesinleşmiş hükümlere karşı son çare olarak başvurulabilecek bir kanun yolu denetimine tabi kılmak; CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının; "…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.", 11. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.", 10. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.", 8. fıkrasının; "Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.", şeklindeki düzenlemelerini açıkça ihlâl ettiği gibi bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından kanun yolları sistemine de aykırılık oluşturur. Ayrıca bir kararın biri olağanüstü diğeri olağan olmak üzere iki kez aynı merci tarafından farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama kanun yollarının konuluş amacına da ters düşecektir..." denilmektedir.

3. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

4. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 02.12.2008 olduğu ve bu tarihten sanıkların Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca savunmalarının alındığı 19.07.2019 ve 27.08.2019 tarihlerine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2-37 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, isteme konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanun yararına bozma konusu yapılmasının olanaklı görülmediği gibi, UYAP üzerinden yapılan incelemede, Gaziantep 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2022/31 Esas, 2022/24 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında düşme kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma talebindeki düşüncenin sanık ... yönünden reddine karar vermek gerekmiş; sanık Ali Rıza Güllü yönünden ise; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce sanık ... yönünden yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin sanık Ali Rıza Güllü yönünden KABULÜNE,

3. Gaziantep 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2020 tarihli ve 2019/39 Esas, 2020/358 Karar
sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle
KANUN YARARINA BOZULMASINA,

4. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık Ali Rıza Güllü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Yazı İşl.Md.Y. - F.U.