11. Ceza Dairesi 2023/3768 E. , 2024/4564 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/168 E., 2015/676 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2012/168 Esas, 2015/676 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/5452 Esas, 2022/2433 Karar sayılı ilamı ile sanığın temyiz başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/17194 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61499 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61499 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müştekinin kimlik bilgileri kullanılarak bilgi ve rızası dışında adına telefon hattının çıkarıldığından bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 16/06/2020 tarihli ve 2017/23999 esas 2020/5901 karar sayılı ilamında ''..sanığın yönlendirmesi ile oluşturulan sahte nüfus cüzdanı ile ilk önce bir AVEA bayiine gittiği, katılan adına AVEA'ya ait iki adet abonelik sözleşmesi imzaladığı ve iki adet AVEA hattı çıkarttırdığı...şeklinde gerçekleşen somut olayda, özel belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede; Hüküm tarihinden önce 10/11/2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki .... 5. fıkrasındaki ... hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, ...BOZULMASINA'' şeklinde belirtildiği üzere, sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunu oluşturduğu, eylemin 5809 sayılı Kanunu'na aykırılık oluşturduğunun kabulü halinde de, suç ve karar tarihinden önce 10/11/2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na 6518 sayılı Kanun ile eklenen 4. maddesinde yer alan, "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.” ile aynı Kanun’un 63/10. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca anılan Kanun’un 63/10. maddesi kapsamında müşteki adına Gsm hattı çıkarılması eylemleri nedeniyle üzerine atılı bulunan suç bakımından sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 10.11.2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği başlıklı 56 ncı maddesine, 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 06.02.2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi ile eklenen dördüncü fıkrası; "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz." şeklinde ve aynı Kanun'un cezai hükümler başlıklı 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ise; "bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın işyerinde katılanın bilgi ve rızası dışında sabit telefon hattı üzerinden abonelik sözleşmesi düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca, hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015 tarihli ve 2012/168 Esas, 2015/676 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!