11. Ceza Dairesi 2023/3761 E. , 2024/5294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/134 Değişik iş
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2022 tarihli ve 2021/15187 Soruşturma, 2022/8498 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.01.2023 tarihli ve 2023/134 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.01.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5220 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59376 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59376 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, müşteki şirkete ait olan John Deere marka 250 Kw jeneratörün Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2019/7006 sayılı icra takip dosyası kapsamında haczedilerek yediemine teslimini müteakip, alacaklı tarafla sulh olunması üzerine yedieminden tekrar alınarak muhafaza edilmesi için şüphelilere emaneten verilmesini takiben, şüphelilerin jeneratörü taraflarına teslim etmemek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiası ile yapılan şikayet üzerine, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılık nedeniyle hukuki ihtilaf mahiyetinde olup çözüm yerinin hukuk mahkemeleri ve icra daireleri olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekili tarafından sunulan 19/12/2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde yer alan 27/04/2021 tarihli hurda malzemelerinin satışına ilişkin sözleşme sureti uyarınca müşteki şirket tarafından işletilen Hotel Pırlanta isimli işyerinde bulunan tesisat kablosu, mutfak malzemeleri, asansör, kazan dairesi boyler kazanı, yangın merdiveni, oda banyo malzemeleri, lavabo, küvet ve klozet takımlarının hurda malzemesi olarak şüphelilerin yetkilileri olduğu ... Hurda ve Nakliyat firmasına teslim edildiği, sözleşmede sınırlı olarak sayılanlar dışında hiçbir emtiaya dokunulmayacağının kararlaştırıldığı, şüpheliler tarafından söz konusu jeneratörün müşteki şirketten satın alındığı ve karşılığında 20.000,00 Türk lirası ücretin taraflarına havale edildiğini beyanla 06/05/2021 tarihli havale işlemine ilişkin dekont sureti ibraz edilmiş ise de, müşteki vekilinin, ... işimli şahıs tarafından müşteki şirketin o dönemde yetkilisi olan ...'e havale edilen meblağın anılan sözleşme uyarınca teslim edilen hurdaların bedeli olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında, şüphelilerin bahse konu jeneratörü teslim aldıklarını ve hurdaya dönüştürerek sattıklarını ikrar ettikleri de gözetilerek, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından,
Yürütülen soruşturma kapsamında anılan meblağın gönderildiği anlaşılan ...'in beyanının ayrıntılı olarak alınmadığı anlaşılmakla tekrar beyanının tespiti ile kendisine havale gerçekleştirilen bedelin hukuki sebebi ile akıbetinin sorulması, 27/04/2021 tarihli hurda malzemelerinin satışına ilişkin sözleşme aslı dosyaya kazandırılarak sözleşmede şahit olarak imzaları bulunan Sinan Akkaya ve Mustafa Kökçü'nün olaya ilişkin beyanlarının alınması, 06/05/2021 tarihli dekont uyarınca 20.000,00 Türk lirası meblağı havale ettiği anlaşılan ...'in kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile beyanının alınarak olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün sorulması, yine müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan internet araştırması ile bahse konu jeneratörün rayiç bedelinin 458.665,71 Türk lirası olduğunun belirtildiği ve 20.000,00 Türk lirasına satışının gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı da göz önünde bulundurularak söz konusu jeneratörün rayiç bedeline ilişkin piyasa araştırması yapılması gerektiği cihetle, anılan hususların tamamlanarak şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirkete ait olan jeneratörün muhafaza edilmesi amacıyla şüphelilere emaneten teslim edilmesine karşın, şüphelilerin jeneratörü iade etmediklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; hurda alım-satımı işi ile uğraşan şüphelilerin savunmalarında, jeneratörü şikâyetçi şirketin müdürü olan ...'ten 20.000,00 TL karşılığında satın aldıklarını beyan ederek buna ilişkin havale işleminin ekran görüntüsünü dosyaya ibraz etmelerine karşın, şikâyetçi vekilinin 19.12.2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde 27.04.2021 tarihli Hurda Malzemelerin Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşme suretini ibraz ederek, bahse konu paranın bu sözleşmeden kaynaklanan borca istinaden gönderildiğinin, sözleşme kapsamında suça konu jeneratörün satışının yer almadığının, güncel piyasa değeri 458.665,71 TL olan jeneratörün 20.000,00 TL'ye satılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığının beyan edildiğinin anlaşılması karşısında; şüphelilerin savunmaları doğrultusunda ...'in olayla ilgili yeniden ayrıntılı olarak beyanının alınması, şikâyetçi vekili tarafından ibraz edilen 27.04.2021 tarihli sözleşmede şahit sıfatıyla imzaları bulunan Sinan Akkaya ve Mustafa Kökçü ile şikâyetçi şirkete parayı gönderen hesabın sahibi olan ...'in açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili bilgilerine başvurulması, uyuşmazlık konusu jeneratörün suç tarihi itibarıyla rayiç bedelinin tespiti hususunda piyasaya araştırması yaptırılmasından sonra, sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...olayın müştekinin o tarihte ortağı olan ...'le şüpheli arasındaki anlaşmaya aykırılıktan kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olup, çözüm yerinin hukuk mahkemeleri ve icra daireleri olduğu dolayısıyla Başsavcılığımızca soruşturulması gereken suç bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin, 12.01.2023 tarihli ve 2023/134 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!