WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3751 E.  ,  2024/4584 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/4 Değişik iş
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.12.2022 tarihli ve 2022/6933 Soruşturma, 2022/2273 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.01.2023 tarihli ve 2022/225 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2023/4 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.01.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/6855 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61325 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61325 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; Ağrı Posta İşletme Müdürlüğünde dağıtıcı olarak görev yapan şüphelinin, Ankara 14. İdari Dava Dairesi'nin 2022/8254 eas sayılı dosyasında ... hakkında verilen mahkeme kararının, vasisi olması nedeniyle müşteki adına çıkarılan tebligatı muhatabına yapmadığı halde, tebligata "bizzat kendisine tebliğ edildi'' şeklinde şerh ile tamamlayıp, müşteki adına imza attığı iddia edilen olay nedeniyle eylemine uyan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/12/2022 tarihli iddianamenin, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince, şüpheli hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma izni alınmadan kamu davası açıldığı gerekçesiyle iadesine karar verilmiş ise de,
Benzer bir olayda Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/06/2010 tarihli ve 2010/13771 esas, 2010/11870 karar sayılı ilâmında "..posta görevlisinin Tebligat Yasasından doğan görevi sırasındaki eylemleri dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması genel hükümlere tabi olup, hakkında 4483 sayılı Yasa hükümleri uygulanamamaktadır..." ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/05/2015 tarihli ve 2013/11933 esas, 2015/26447 karar sayılı ilâmında "Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında faaliyet gösteren Kamu İktisadi Teşebbüsüdür. KİT personelinin görevinden doğan suçlarından dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılması gerekmekte ise de, yönetim kurulu üyeleri ile genel müdürleri hariç diğer personel hakkında genel hükümlere göre soruşturma yürütülmesi gerektiği dolayısıyla posta dağıtıcısı olan sanığın sahtecilik eylemi nedeniyle, 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı.." ilamında yer alan açıklamalara nazaran, şüphelinin üzerine atılı eylemin kamu görevlisinin görevinin icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği ve görev suçu olarak kabulünün mümkün olmaması sebebiyle, genel hükümler kapsamında soruşturma yapılarak hakkında kamu davası açılabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
"
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası;
"...
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
...
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
..."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun (6475 sayılı Kanun) "Sorumluluk, başvuru hakkı ve zamanaşımı" başlıklı 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Hizmet akdiyle görev yapan işçiler hariç diğer PTT çalışanları ve acenteleri, PTT’nin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ve ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır."; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) "Kanunu tatbik ile mükellef olanların işliyecekleri suçlar" başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan memur ve hizmetliler ile mahalle, köy muhtar ve ihtiyar heyeti ve meclisi azaları işledikleri suçlar ile kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı, Türk Ceza Kanununun kamu görevlisine ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır."; 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un (4483 sayılı Kanun) "Kapsam" başlıklı ikinci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır." hükümleri yer almaktadır.
4. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü, 6475 sayılı Kanun ile 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında faaliyet gösteren Kamu İktisadi Teşebbüsüdür (KİT). Bu itibarla, diğer KİT'lerde olduğu üzere personelinin görevlerinden doğan suçlarından dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılması gerekmekte ise de; bu hüküm ilgili personelin 4483 sayılı Kanun'a tabi olmasını sağlamamakta, yönetim kurulu üyeleri ile genel müdürleri hariç diğer personel hakkında genel hükümlere göre soruşturma yürütülmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bununla birlikte, 7201 sayılı Kanun uyarınca tebligatla görevli kimselerin kamu görevlisine ilişkin hükümlere göre cezalandırılacağı belirlenmekle birlikte, adli makamlarca çıkartılan tebligatların tebliği adli görev olarak kabul edildiğinden, bu tebligatların dağıtımına ilişkin suçlar yönünden yürütülecek soruşturmaların da genel hükümlere göre yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
5. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.12.2022 tarihli ve 2022/6933 Soruşturma, 2022/2273 Esas sayılı iddianame ile şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.01.2023 tarihli ve 2022/225 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "..şüpheli ...'ın kamu görevlisi olduğu, dosya içerisinde ilgili makamlardan şüpheli hakkında soruşturma izni alındığına dair bir evrak tespit edilemediği, 4483 sayılı kanunun ilgili maddeleri uyarınca önce soruşturma izni alınması gerektiği aksi takdirde dava açılamayacağı..." gerekçesiyle iddianamenin iadesine müteakip, Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine merci Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2023 tarihli ve 2023/4 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

5. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceği belirtilmiş olup, anılan Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, belirtilen durumda Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından; Ağrı PTT Müdürlüğünde posta dağıtıcı olarak çalışan şüpheli hakkında, Ankara 14. İdari Dava Dairesinin 2021/8253 sayılı dosyası kapsamında ...'in vasisi olan şikâyetçi ... adına çıkartılan tebligatı muhatabına teslim etmediği halde, tebliğ mazbatasına muhataba bizzat tebliğ ettiğine dair şerh düşerek şikâyetçinin yerine imza attığı iddiasıyla kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılması talebiyle düzenlenen iddianamenin iadesine yönelik 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine dayanan iade gerekçesi, dava konusu eylem yönünden soruşturma izni alınması gerekmediğinden Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2023/4 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.