11. Ceza Dairesi 2023/3748 E. , 2024/5691 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1440 E., 2022/1429 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.10.2022 tarihli ve 2022/23778 Soruşturma, 2022/11533 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1440 Esas, 2022/1429 Karar sayılı kararının, itiraz edilmeksizin 26.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/34810 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59373 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59373 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1 yollaması ile 267/1, 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2021 tarihli ve 2021/325 esas, 2021/722 sayılı kararına karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/03/2022 tarihli ve 2022/352 esas, 2022/551 sayılı kararı ile yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 17/03/2022 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine dair Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/08/2022 tarihli ve 2021/325 esas, 2021/722 sayılı ek kararını takiben, adı geçen sanık hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/10/2022 tarihli ve 2022/23778 soruşturma, 2022/11533 esas, 2022/1305 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 206/1, 52/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri gereğince 900,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2022 tarihli ve 2022/1440 esas, 2022/1429 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2021 tarihli kararına karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/03/2022 tarihli ve 2022/352 esas, 2022/551 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve kararın 17/03/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi,
5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/03/2022 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/722 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2022/551 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için talepte bulunulması üzerine, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/722 Karar sayılı ek kararı ile dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1440 Esas, 2022/1429 Karar sayılı kararı ile Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.10.2022 tarihli ve 2022/23778 Soruşturma, 2022/11533 Esas sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 900,00 TL cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
5. 5237 sayılı Kanun'un resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan başlıklı 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." Hükmü yer almaktadır.
6. 5271 sayılı Kanun'un seri muhakeme usulü başlıklı 250 nci maddesinin birinci fıkrası; "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ...7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206)..." şeklinde düzenlenmiştir.
7. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde; "d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
8. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir.
9. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Anayasa Mahkemesinin kararları başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; "İptal kararları geriye yürümez." denilmektedir.
10. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararında da belirtiği üzere, kesin hükümde değişiklik yargılaması (uyarlama yargılaması) sonucu verilen hükümler ile tayin olunan cezaların kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu hükümler yönünden cezada aleyhe değiştirme ilkesinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir.
11. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen iptal kararından önce verildiği ve kesinleştiği, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1440 Esas, 2022/1429 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!