11. Ceza Dairesi 2023/3744 E. , 2024/4011 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2019/1478 Değişik iş
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2019 tarihli ve 2018/5516 Soruşturma, 2019/2150 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.11.2020 tarihli ve 2019/1478 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.11.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/22101 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57957 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57957 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin, ... Mobilya iş yerinin sahibi olduğunu, şüphelinin bir dönem çalışanı olduğunu, şüphelinin iş yerinin imkanlarını bilgisi dışında kullanarak iş yaptığını ve bu şekilde haksız kazanç elde ettiğini beyan ederek şüpheliden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve şikayet konusu husumetin hukuki ihtilaf kapsamında olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de;
Soruşturmaya konu somut olayda, şüphelinin alınan savunmasında suçlamaları kabul etmemesi, Hasan Sürtmeci isimli şahsın alınan tanık beyanında, şüphelinin ... Mobilya isimli iş yerinde çalıştığını bildiği için iş yaptırdığını, iş karşılığında şüphelinin eşi üzerine arsa tapusu verdiğini, şüphelinin iş yeri sahibinin bilgisi olduğunu söylediğini beyan etmesi, yine tanık olarak beyanı alınan Ahmet Çört'ün ... Mobilya isimli iş yerine gidip kendisini şef olarak tanıtan şüpheli ile anlaştığını, şüpheliye kısmen ödeme yaptığını, ancak işi bitirmediğini, bunun üzerine iş yerine gittiğinde iş yerinden habersiz iş yaptığını öğrendiğini ifade etmesi karşısında, müştekinin dosya arasında bulunan 16/10/2018 tarihli dilekçesinde şüphelinin bilgisi dışında adına iş yaptığı şahıslar olarak bildirdiği ...... ve ... isimli şahısların tanık olarak beyanlarının alınması, Hasan Sürtmeci isimli şahsın ifadesinde belirttiği tapu devrine ilişkin evrakın temin edilmesinden sonra, sonucuna göre adı geçen şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, anılan nedenle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihlerinde ... Mobilya isimli iş yerinde atölye şefi olarak çalışan şüphelinin, iş yerinin sahibi olan şikâyetçinin bilgi ve rızası dışında tadilat işleri alıp, bu işleri iş yerinin malzeme ve işçilerini kullanmak suretiyle yapmasına rağmen, aldığı paraları şikâyetçiye vermeyerek haksız kazanç elde ettiğinin iddia olunması karşısında; şüpheli ile aynı dönemde iş yerinde çalışan diğer işçilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edildikten sonra tanık olarak bilgilerine başvurulması, şikâyetçi tarafından isimleri bildirilen tanıklar ..., ...ve... yönünden yeniden adres araştırması yaptırılarak güncel adreslerinin tespitine çalışılması ve temin edilmeleri halinde şikâyet konusu olayla ilgili beyanlarının alınması, tanık Hasan Sürtmecinin ifadesinde yaptırdığı işler karşılığında şüpheliye kendisine ait bir taşınmazı devrettiğini bildirmesi nedeniyle bu taşınmaz devrine ilişkin kayıtların getirtilmesi, şüphelinin savunmasında şikâyetçiyle aralarındaki iş ilişkisinden kaynaklanan bir kısım hukuk davaları bulunduğunu söylemesi karşısında, dosya kapsamına göre tespit edilebilen Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2019/152 Esas, Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/267 Esas sayılı ile tespit edilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu dosyayayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı, müştekinin talebini Hukuk Mahkemelerinde ileri sürebileceği ..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin, 03.11.2020 tarihli ve 2019/1478 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!