11. Ceza Dairesi 2023/3593 E. , 2024/7241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/783 E., 2023/262 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan 14.05.2019 tarihli düşme ve 17.03.2023 tarihli mahkûmiyete esas hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği oy birliğiyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir (Kapatılan) 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 12.02.2014 tarihli ve 2012/1580 Esas, 2014/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 12.06.2017 tarihli ve 2017/10223 Esas ve 2017/14555 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine, taraflar arasında uzlaşmanın edim koşullu yapılması nedeniyle İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2019 tarihli 2017/611 E., 2019/452 K. sayılı kararı ile düşme karar verilmiş ve karar 12.06.2019 da kesinleşmiştir.
2.Edimin yerine getirilmemesi nedeniyle İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 23.05.2022 tarihli ve 2019/722 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 9 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2022 tarihli ve 2019/722 E., 2022/383 K. sayılı kararına katılan vekilince itiraz edilmiştir.
4. İtiraz üzerine yapılan yargılama sonucunda İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli, 2022/783 Esas, 2023/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği; zararın giderilmediğine, malın değerinin yüksek olmasına, sanığın çelişkili beyanlarda bulunmak suretiyle mahkeme heyetini yanıltması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza verilmesi gerektiğine, ayrıca katılanın yargılama sırasında vekil ile temsil edilmiş olmasına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyizi; katılan ile uzlaşmanın sağlandığına, bu nedenle Mahkemece düşme kararı verildiğine, yeniden katılanın şikâyetçi olması üzerine yapılan yargılama sonucunda haksız yere mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine, bahse konu suçun zamanaşamı süresinin dolduğuna, usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen hükmün bozulması isteğine ilişkindir.
3.Sanık müdafiinin temyizi; duruşma talepli olarak, sanığın suça konu aracı katılana teslim ettiğine, başkasına devretmediğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile sanığın mahkûmiyetine ilişkin karar verildiğine, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılana ait olan 35 AR ... plakalı aracın sanık tarafından kendisine ait olan aracın sanayide olması ve araç ile işi olması nedeniyle katılandan 3-4 günlüğüne ödünç olarak alındığı, sanık tarafından geçen süreç içerisinde katılana arabanın iade edilmediği, katılanın sanığa ulaşamaması nedeniyle sanıktan şikâyetçi olması üzerine sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
3. Katılan aşamada ki beyanında, sanığın kendisinden 3-4 günlüğüne aracı ödünç olarak aldığını, süre sonunda aracı getirmediğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
4. 12.06.2017 tarihli bozma kararı sonrası sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, edimin ifası suretiyle uzlaşmanın sağlandığı, Mahkemece taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması üzerine 14.05.2019 tarihinde düşme kararı verildiği, sanığın edimini yerine getirmediği, sanık tarafından ödeme yapılmadığına ilişkin katılan tarafından mahkemeye sunulan dilekçe üzerine, mahkemece uzlaşma gereklerinin sanık tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama neticesinde İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2019/722 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararı ile sanığın güveni kötüye kullanma suçundan dolayı 9 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının dört eşit taksitte tahsiline karar verilmiş, katılan vekilinin bahse konu karara itiraz etmesi üzerine, Mahkemece itirazın kabulü ile sanığın güveni kötüye kullanma suçundan dolayı 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının dört eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
04.10.2018 tarihinde onaylanan uzlaştırma rapor içeriğine göre, tarafların yerine getirilmesi ileri bir tarihe bırakılan edimin ifası suretiyle uzlaştıklarının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un Mahkeme tarafından uzlaştırma başlıklı 254 üncü maddesi gereğince edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanacağının düzenlenmiş olması karşısında; uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması, uzlaşma gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 231 inci maddenin on birinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanması gerektiği halde, bu yöntem izlenmeden 04.10.2018 havale tarihli uzlaşma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın sağlandığından bahisle 14.05.2019 tarihinde düşme kararı verilmesi usul veya yasaya aykırı olmakla birlikte, düşme hükmüne rağmen katılan S.C. tarafından; sanığın edimini ifa etmediği, kendisine hiç bir şekilde ödeme yapılmadığı, bu nedenle sanığın cezalandırılmasını talep ettiği dilekçesi uyarınca, dosyanın yeniden ele alınarak mahkemece basit yargılama usulu uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda 23.05.2022 tarihli ve 2019/722 Esas, 2022/383 Karar sayılı karar ile sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, bu kez de katılan vekilinin bahse konu karara itiraz üzerine mahkemece 2022/783 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yargılama devam edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!