WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3590 E.  ,  2024/5826 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/722 E., 2023/301 K.
SUÇLAR : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesince 26.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında, 2010, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından 4 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından 17.10.2022 tarihli ilamı ile anılan hükümlerin; bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında, 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca bir kez 4 yıl 2 ay hapis ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, dördüncü fıkrası ve5237 sayılı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Vergi mükellefi olan sanık hakkında, vergi incelemesi için istenen ve varlığı sabit olan 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarına ait defter ve belgelerini 10.06.2013 tarihinde yapılan tebligata rağmen ibraz etmemek suretiyle defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu işlediği iddiasıyla defter ve belge gizleme ve gerçek bir ticari alışverişe dayanamayan faturalar düzenlediği iddiasıyla sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; bahsedilen faturaları kendisinin basmadığını, adı ve işyeri kullanılarak basıldığını, defter ve belgelerinin ... tarafından alındığını beyan etmiştir.
3. Mahkemece, sanık savunması, mütala, vergi suçu raporu, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın 2011,2012,2013 yıllarında düzenlediği faturaların gerçek bir mal ve hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu bu suretle sahte fatura düzenleme ve defter ve belge gizleme suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sahte Fatura Düzenleme Suçu Yönünden
İddianamenin konusunun sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu gerekçesiyle Tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın sahte düzenlendiği iddia edilen faturaların kendi bilgisi dışında sahte olarak bastırıldığını iddia etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için;
1. Dosyada asılları bulunan suça konu faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; savunmada adı geçen ...'ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ile bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2. Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
3. İşletmenin faaliyetine ilişkin beyannamelerin kim tarafından verildiğinin araştırılması, beyannamelerin muhasebeci tarafından verildiğinin anlaşılması hâlinde; söz konusu kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmaya tanık sıfatıyla çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 46 ncı ve 48 nci maddeleri uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra sanığı tanıyıp tanımadığı ve suç tarihinde şirket işleriyle fiilen kimin ilgilendiği ve kimin talimatı ile işlem yaptığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçu Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi eylemi için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a-2) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 11.03.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan zamanaşmı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.