11. Ceza Dairesi 2023/3388 E. , 2024/5803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/575 E., 2023/594 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
İlk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, gerekçe bölümünde belirlenen nedenle temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2017/1 Esas, 2020/565 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2021/4134 Esas, 2022/2669 Karar sayılı kararı ile duruşma açmaksızın hükmün "...Sanığın halka açık ... Telekomünikasyon ve Enerji Teknolojileri A.Ş.'nin yetkilisi olarak diğer sanık ile birlikte halka açık şirketin ticari faaliyeti ile ilgisi olmayan ve kayıtlarda gösterilmeyen suça konu çekleri düzenlemek suretiyle şirketin mal varlığının suça konu çekler nedeni ile azalmasına neden olacak şekilde borçlandırmak suretiyle gerçekleştirdiği sabit olan eylem nedeni ile suça konu çeklerden 11 adedi iade edilmiş olsa da, toplam 25 adet çek nedeni ile şirketin borç altına girmesi karşısında, çeklerin lehtarı olmadığından bahisle beraatine dair verilen karar isabetsiz olmakla..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/933 Esas, 2022/1477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6362 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 2 yıl 11 ay hapis ve 16.660 TL adli cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/575 Esas, 2023/594 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, hükmün temyize tabi olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280 ve 289 uncu maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 20.04.2022 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verildiği, anılan bu kararın yukarıda anlatılan nedenlerle temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 02.03.2023 tarihli inceleme konusu esastan ret kararlarının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 02.03.2023 tarihli ve 2023/575 Esas, 2023/594 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!