WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3351 E.  ,  2024/5280 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/615 E., 2022/754 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/615 Esas, 2022/754 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 24.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/2788 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57783 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57783 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2021 tarihli ve 2019/49 esas, 2021/98 sayılı kararının 03/03/2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde, 19/02/2022 tarihinde kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2022 tarihli ve 2022/615 esas, 2022/754 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2021 tarihli kararı ile, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinde yer alan "(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır." şeklindeki düzenleme uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve suç tarihi itibariyle 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk hakkında 3 yıl denetim süresi belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 5 yıl denetim süresi belirlenmesinde isabet görülmemiş ise de, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2022 tarihli ve 2022/615 esas, 2022/754 sayılı kararına konu kasıtlı suçun 3 yıllık denetim süresi içerisinde 19/02/2022 tarihinde işlendiği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasının "Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır.” ve ikinci fıkrasının da “Yukarıdaki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır." düzenlemelerini amir olduğu, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen 26/01/2021 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 25/03/2014 tarihinde suça sürüklenen çocuğun askerde olduğu şerh verilmek suretiyle, mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, tebligat tarihinde asker olduğu anlaşılan sanığa 7201 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen usule uyulmadan yapılan tebligatın geçersiz olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmediği ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun 19/02/2022 tarihinde işlediği suç nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağının gözetilmemesinde,
2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir." hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında,
3-Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2019/49 Esas, 2021/98 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın yokluğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, gerekçeli karara ilişkin tebligatın 18.02.2021 tarihinde suça sürüklenen çocuğun sorgusunda beyan ettiği adrese gönderildiği, annesinin sözlü beyanına göre Kıbrıs'ta askerde olduğunun bildirilmesi üzerine tebligatın iade edildiği, akabinde aynı adresin MERNİS adresi olduğundan bahisle gerekçeli karar 25.02.2021 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun tebligat tarihinde askerde olup olmadığı araştırılarak, askerde ise MERNİS adresine yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Mahkemece belirtilen 03.03.2021 tarihinde kesinleşmeyeceği ve denetim süresinin de bu tarihten itibaren başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde 19.02.2022 tarihinde kasıtlı bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanamayacağının gözetilmemesi; dosya kapsamına göre, 02.05.2000 doğumlu olup suçun işlendiği tarihte 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21 inci maddeleri uyarınca, sosyal inceleme raporu alınmaması ve alınmama gerekçesinin kararda gösterilmemesi; 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen cezada 1/3 oranında indirim yapılmaması hususları Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/615 Esas, 2022/754 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.