11. Ceza Dairesi 2023/3350 E. , 2024/6455 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/335 E., 2021/418 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık ...'nın, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca mahkûmiyetine ilişkin Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2020/335 Esas, 2021/418 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1757 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57753 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57753 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya aslının, inceleme dışı sanık ... hakkında verilen karar yönünden istinaf yoluna başvurulması nedeniyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşıldığından, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 20/05/2016 tarihinde sanığın, inceleme dışı diğer sanıklarla iştirak halinde hareket etmek suretiyle katılanı telefonla arayıp kendilerini emniyet görevlisi olarak tanıtarak kimlik bilgilerinin PKK'nın eline geçtiği konusunda katılanı aldattıkları ve verdikleri banka hesabına para göndermesini sağlayarak haksız yarar sağladıklarının iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar Mahkemece, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2022 tarihli ve 2022/3626 esas, 2022/13004 karar sayılı ilamında yer alan, "...paranın sanığın bildirmiş olduğu hesaba havale edilmesinde bankanın ödeme aracı olması ve bunun dışında bankaya ait herhangi bir maddi varlığın suçta kullanılmaması karşısında, sanığın eyleminin...5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde belirtilen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Katılan tarafından bankaya yatırılan paraların sanık tarafından çekilmesinde bankanın ödeme aracı olarak kullanılması karşısında, sanığın eyleminin suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l maddesinin yürürlükte bulunmaması nedeniyle sanık lehine olan ve 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde yer alan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, taraflar arasında daha önce önce uzlaştırma işlemleri yapılmadığı dikkate alınarak, öncelikle uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini de açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmiş olacaktır.
2. Kanun yararına bozma, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlıdır. Bununla birlikte; kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için, hakimlerin veya mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması ve hukuka aykırılığın başka bir yol ile giderilmesinin mümkün bulunmaması gerekmektedir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57753 sayılı kanun yararına bozma isteminde, incelemeye konu sanık ...'nın, diğer sanıklarla iştirak halinde hareket etmek suretiyle katılanı telefonla arayıp kendilerini emniyet görevlisi olarak tanıtarak haksız menfaat temin etme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağı belirtilerek hükmün bozulması talep olunmuş ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede, aynı dava dosyasında yargılanarak hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanıklardan ...'ün istinaf başvurusu üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve 2024/371 Esas, 2024/416 Karar sayılı kararı ile; "...suç tarihinde kendisi ile telefonla iletişim kurulan katılanın, emniyet müdürlüğünden arandığı, kimlik bilgilerinin silahlı terör örgütü tarafından ele geçirildiği ve bu hesap üzerinden havale yapıldığı ve de işbirliği yapması durumunda faillerin yakalanacağı, aksi halde ise çocuklarının zarar göreceği yönünde ikna edilerek İş Bankası ve Denizbank'ta bulunan hesaplarına ilişkin tüm bilgileri vermesinin sağlanması suretiyle anılan banka hesaplarından sanık ... ile istinaf dışı sanıklar ... ve ...'ya ait banka hesaplarına para transferi yapılması şeklinde gerçekleşen somut olayda, katılanın banka hesabından, sanıkların banka hesaplarına para havalesi yapılması ve bankanın sadece ödeme aracı olarak kullanılması nedeniyle sanıkların eylemlerinin, TCK'nın 158/1-f-son maddesi kapsamında düzenlenen bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu değil, suç tarihi itibariyle 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen ''L'' bendinin de yürürlükte olmadığı gözetilerek, TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağının kabulüyle, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesine göre sanıklara yüklenen ve TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı da nazara alınarak uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğundan..." bahisle hükmün bozulmasına, "...sanık hakkında verilen bozma hükmünün, istinaf isteminde bulunmamış olan ancak sanık ... ile aynı hukuki durumda bulunan ... ve ...'e CMK'nın 280/3. maddesi uyarınca SİRAYETİNE, sirayet işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine..." karar verilmesi ve tarafla ilgili dava dosyalarının sorgulanmasında, sanık Çoşkun Balcı hakkında Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/240 Esas sayılı derdest dava dosyası olduğunun tespiti karşısında; hukuka aykırılığın bozma ve sirayet kararı doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince giderilebileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!